How To Say It Properly - 03

Gerektiği Şekliyle Nasıl Söylenir??

ALL LEVELS

Türkçe tümcelerin İngilizce karşılığını seçiniz... İkili önermelerden birisi, gramer, sözcük seçimi, veya idiomatik olarak kullanımda tercih edilmeyeceği gerekçesiyle yanlış seçimdir... Yanıldığınız sorularda, doğru şıkkı defterinize kaydediniz. Yüksek sesle tekrarlayarak belleğinize malediniz...

 

Gelirken lastiğimiz patladı. İşte o nedenle geç kalmış bulunuyoruz.

A - We had a flat tire on the way. That is why we are late.
B - We had a flat tire on the way. It is why we were late.

 

 
 

Tren yaklaşık bir saat rötarlıydı.

A - The train was about an hour late.
B - The train was late about an hour.

 

 
 

Oturacak bir evim bile yok.

A - I don't even have a house to live in.
B - I don't even have a house to sit in.

 

 
 

Suratının halini bir görmelisin! Git aynaya bir bak!

A - You should see your face! Go look at the mirror.
B - You should see your face! Go look in the mirror.

 

 
 

Kusura bakma, ama odamı toplamakla meşgulüm.

A - Sorry, but I'm busy with tidying up my room.
B - Sorry, but I'm busy tidying up my room.

 

 
 

Uzun süre baygın kaldı.

A - He lost his consciousness for a long time.
B - He remained unconscious for a long time.

 

 
 

Yanıldığınız nokta işte burası.

A - This is where you mistake.
B - This is where you are mistaken.

 

 
 

Saatim durmuş; Bir baktırtmalıyım.

A - My watch doesn't move. I must get it seen.
B - My watch isn't running, I must get it seen to.

 

 
 

Bana şiddetle vurdu.

A - He hit me hard.
B - He hit me strongly.

 

 
 

Maaşımla geçinemiyorum.

A - My salary cannot support my living.
B - My salary isn't enough to live on.

 

 
 

Yarın yağmur yağacağını sanmıyorum.

A - I think it will not rain tomorrow.
B - I don't think it will rain tomorrow.

 

 
 

Bunu söyleyen ortak (müşterek) bir dostumuzdu.

A - It was a mutual friend of ours who said it.
B - It was a common friend of ours who said it.

 

 
 

Afedersiniz; burası boş mu acaba?

A - Excuse me. Is this seat empty.
B - Excuse me. Is this seat taken.

 

 
 

Gürültü yapmayın, çocuklar!

A - Don't be noisy, boys!
B - Be quiet, boys!

 

 
 

Üç ciltlik bir roman...

A - It's a novel in three volumes.
B - It's a novel of three volumes.

 

 
 

Anımsadığıma göre, eski karısından bir çocuğu vardı.

A - I remember that he had a child by his former wife.
B - I remember that he had a child of his former wife.

 

 
 

Geç yaşta evlenmişti.

A - She had married late in life.
B - She had married old.

 

Bu test ile ilgili olarak, lütfen bana "Ama, öteki şık da doğru," türünden mesaj atmayınız. Neden mi?

Biliyorsunuz bir dergi çıkarıyorum; bana şöyle yazabilirsiniz: "Çıkarmakta olduğunuz dergiyi çok beğeniyorum; sizi yürekten kutlarım."

Veya, şöyle de yazabilirsiniz: "Çıkarmış olduğunuz dergiyi çok beğeniyorum; sizi yürekten kutlarım."

İkisini de anlar, karşılığında teşekkür ederim; ama bu arada ikinci mesajı gönderen vatandaşın biraz daha mürekkep yalaması gerektiği sonucuna da varırım.

Konuşma Dili: Anasayfa

Önceki Test           Sonraki Test

 

ANASAYFA      TESTLER      OKUMA      EĞLENCE