|
|
UYARI: Bu dizide yayınladığım bütün
örnekler orjinal ve yayın haklarım kapsamındadır. Basım veya internet yoluyla
izinsiz yayın kesinlikle dava konusudur.
EXPLANATIONS / AÇIKLAMALAR
Çeviriler için ölçümüz, garip motomot sözcük çevirisi değil,
"Aynı durumda biz Türkçe'de ne derdik?" sorusu...

76
Farka dikkat ediniz:
needn't have bought
= meğer almam gerekmezmiş, ama bunu sonradan anladım; ne yazık ki bu
arada satın almış bulunuyorum.
didn't need to buy =
satın almak zorunda olmadığım daha işin başında anlaşıldı; nitekim de almadım.
"a"
veya "c"
şıklarını seçtiyseniz, "intermediate" düzey çalışmalara dönerek, öncelikle
"present" ve "perfect" kavramları arasındaki temel farklara yoğunlaşınız.
"b"
şıkkını
seçtiyseniz, açık söyleyeyim, "lower intermediate" düzeye dönerek, "have to"
fiilinin anlamı, "past tense" çekimleri filan gibi konularla yeniden
ilgileniniz.
"Psikoloji" Notu:
Dost, gerçekleri söyler. Moral veriyorum diye bıdı bıdı sorularla sizleri uyutan
kaynaklar, yıllar süren bir başarısızlık hikayenizin asıl nedenleridir.
Unutmayınız: Birileri moral filan gibi ucuz mazeretlere sığınarak zamanını
çarçur ederken, birileri yapması gerekenlere dikkatini odaklar ve başarıyı
olması gereken zaman içinde yakalar...

77
"c"
şıkkı dışındakilere alıcı gözle bakmanız bile, present ve perfect
farklılığına yoğunlaşmanız gerektiğini, bu farklılığın yardımcı fiil kalıplarına
nasıl yansıdığını da bilmediğinizi gösterir.
"Did" konusunda
bir anlık tereddüt göstermeniz ise anlayışla karşılanabilir. Çünkü, vurgulu "I
did send" yapısı, "I sent" ile olan özdeşliğini ilk anda
çağrıştırmayabilir.

78
Hata yaptıysanız, nedeni yine
yukarda sözünü ettiğim
present ve perfect bakış açılarını ve bunların
yardımcı fiil kullanım kalıplarına yansımasını ayırt edememektir...

79
Bir sıfat tümceliğinde mutlaka sözü edilen kişiye ilişkin birşey
söylenmesi gerektiği yanılgısından kendinizi kurtarınız. Yani, kedisi yahut
kuzusu hakkında birşey söyleyemez miyim?
İkinci nokta,
seçtiğiniz şıkkı mutlaka yerine koyup okuyunuz. Böylece, görünüşte mantıklı,
ama gramer veya sentaks açısından yanlış bir şıkkın zahiri güzelliğine
kapılmaktan kurtulursunuz.

80
Kuyruk sorularında (tag questions), ana tümceliğin (main clause) fiil ve
öznesi yankılanır. Burada, "every citizen" ile başlayan bölüm bağıl tümceliktir
(yan cümlecik, subordinate clause).

81
Ad-tümceliklerde (noun clauses) kullanılan bağlaçlar ve ad-tümceliğin
özne olarak kullanımı konularını yeniden gözden geçiriniz.

82
"would rather do" ve "had better do"
kalıplarının anlamını irdeleyiniz.
"Would rather to do" veya
"had better to do" (tam mastar) kullanımına azçok rastlanmakla birlikte,
bunların standart dışı sayılacağına, sınavlarda ise kesinlikle uzak durulması
gerektiğine dikkat ediniz.
Size bir
öğrenme kolaylığı: "must go / must not go" örneğindeki yardımcı fiiil çekiminde ne
görüyorsanız, "would rather" ve "had better" için de aynı çekimleri uygulayınız.
Örnek: I must not do it... I would rather not do it... I had better not do it...

83
Hataya düştüyseniz veya hatta biraz
fazla tereddüt gösterdiyseniz, belirteç tümcelikler (zarf cümlecik, adverb clauses) konusuna ve özellikle de
kısaltılmış belirteç tümcelikler konusuna dönünüz ve pekiştiriniz.
"b"
ve "d"
şıkkında anlam uyuşmazlığı var. "c"
ve "e"
şıkları "in view of the fact that", "despite the fact that" şeklinde olmalıydı.

84
"Five years ago" belirlemesi "past tense" kullanılmasını zorunlu
kılıyor. Tabiatıyla bu, "past continuous" da olabilir. Öte yandan, planlar kendi
kendilerini yapamayacağına göre, edilgen çatı kullanılması da zorunlu hale
geliyor. Aslında, uzun sözün kısası, "past continuous passive" farkedilmesi
nisbeten zor bir yapıdır: Bu "şeytani" soruyu burada o nedenle sundum...

85
Öncelikle,
"a"
şıkkını seçtiyseniz, "tense" lerde ciddi açığınız var; bir an önce gidermeğe
bakınız. "The tenses" konusuna "bî-hakkın vakıf olmak" en temel gerekliktir.
Tekrarlayalım:
Bir sıfat tümceliğinde mutlaka sözü edilen kişiye ilişkin birşey söylenmesi
gerektiği yanılgısından kendinizi kurtarınız.
Yani, illa ki,
"Hamza Bey, ki
kendisi milletvekilidir, havaya iki el sıktı."
demek zorunda
değilim;
"Hamza Bey, ki
rahmetli babası efendi bir adamdı, havaya iki el sıktı."
da diyebilirim...
Öte yandan,
işte çok işinize yarayacak pratik iki kural:
Virgüllü (iki
virgül içine alınan) "non-restrictive"
sıfat
tümceliklerde,
1. "that" kullanılamaz;
2. bağlaç kaldırılamaz.

ARA AÇIKLAMA
Aşağıdaki onbeş soru için
yapılabilecek irdelemeler koca bir kitabı dolduracağından, burada yalnızca konulara
işaret etmek ve ipuçları vermekle yetinmek zorundayım. Lütfen Eğitim Setimizin
veya piyasadaki diğer kaynakların ilgili konularına eğiliniz.

86
Yer belirteci (zarfı) başa çekilerek oluşturulan vurgulu bir devrik
tümce... Devrik tümce, biliyorsunuz, soru tümcesi sentaksına sahiptir. Yani,
yardımcı fiil veya fiilin kendisi öznenin önünde (=solunda) yer alır.
"an enormous Ottoman citadel,"
hep birlikte, özne öbeğini (grubunu) oluşturuyor.

87
=
tanınmamak için, tanımasınlar diye...
Amaç belirten bu sınıf zarf tümceliklerde (adverb clauses), özellikle Amerikan günlük
dilde bağlaç olarak tek başına "that" kullanıldığına rastlamıyor
değiliz. (Tarihsel boyutta İngiliz şiirinde de rastlanabilen bir uygulamaydı.)
Yine de, "so that" yapısına sadık kalarak ayağınızı yere sağlam
basmanızı öneririm:
She left early so that she
wouldn't miss the last bus.
= Son otobüsü
kaçırmamak için erken çıktı.
Resmi
kullanımlarda ise "in order that" yapısı da oldukça yaygındır:
The Government decided to
raise the salaries paid in the public sector in order that the workers might be
persuaded to work more efficiently.

88
Soruyu zorlaştırmak için "still" sözcüğüne de yer verdim. Burada, "daha
da" anlamını katan bir pekiştirici konumunda: "Hala daha da çok para kazanmak
isterler..."
Ancak konumuz,
"rağmen" anlamı veren zarf tümcelikleri ile ilgili:
however + sıfat
(veya)
zarf...
However hard we worked, we could never save
enough. = Ne kadar
çok çalışırsak çalışalım, hiçbir zaman yeterli tasarruf yapamıyorduk /
yapamazdık.
no matter + soru sözcüğü
(veya)
soru öbeği...
No matter what you do, do not touch that button.
= Ne yaparsan yap,
ama sakın o düğmeye dokunma. No matter how you do it, just do it. = Nasıl
yaparsan yap, ama mutlaka yap işte...

89
"to be supposed + mastar"... Dolayısıyla, " a"
ve "b"
dışındakileri eliyoruz... "a"
şıkkı ile yanlış seçim yaparsanız, "present" ve "perfect" bakış açıları
arasındaki temel fark konusunda ciddi açığınız olduğunu gösterir. "To be" =
konuşma anı itibariyle. "To have been" = 1. konuşma anı öncesinde; veya, 2.
konuşma anı öncesinde ve halâ... "For some time now" = "şimdi bir süredir"
belirlemesi, "b"
şıkkını zorunlu kılıyor.

90
"Remember,"
bu anlamıyla, ad alır. (Dolayısıyla, burada ad-fiil (gerund) alır.) Ayrıca,
etken-edilgen, present-perfect ad-fiillerinize dikkat.

91
"Suggest, recommend, advise, etc" fiil grubundan sonra "that" bağlacı
ile gelen ad-tümceliklerde (noun clauses) yardımcı fiilin çoğunlukla
düşürüldüğüne dikkat ediniz:
"The doctor suggested that
I/you/she/we (should) give up smoking."

92
"Never" başa çekilerek oluşturduğumuz bu vurgulu devrik
tümce için, Soru 86'da verdiğim açıklamalar aynen geçerli.

93
Çok basit bir kural: Bir bağıl (yan) tümcelik (subordinate clause) asla
soru biçiminde olamaz. Şöyle de söyleyebiliriz: Karmaşık bir tümcede, eğer bu bir
soru tümcesi ise, yalnızca ana tümcelik soru biçiminde olur; bağıl tümcelikleri
düztümce olmak zorundadır.
-- What time is
it?
-- He asked me
what time it was. (= He asked me, "What time is it?")
-- Did he ask you
what time it was? (= Did he ask you, "What time is it?")
Konuşma dilinde
rastlayabileceğiniz örnekler sizi yanıltmasın. O tür kullanımlarda, parantetik
ifadeyi ses tonu ile aktarıyoruz.

94
"Who came?"... "What happened?"... Bu iki soru tarzında soru sözcüğünüz
aynı zamanda özne konumundadır. "Who?" aşağıdaki iki sorudan birincisinde "Kim?"
ikincisinde "Kimi?" (nesneyi soruyor) anlamındadır:
-- Who waited for
you?
-- Who did you
wait for?

95
"Subjunctive" yapılarınızı yeniden gözden geçiriniz. Ayrıca, vazoyu
kırmış olduğumuz anlaşıldığına göre, "perfect subjunctive" kullanmak gerekti.

96
Şimdi diliyorum ve geçmişe dönük olarak diliyorum. Bir yukardaki soru
için yazdıklarım aynen geçerli.

97
Ettirgenlik (the Causatives) kalıplarınızı gözden geçiriniz.

98
Bu soruda da, yine "the subjunctives" sahne aldılar.

99
"Not only... but also" yapısının ilk bölümünü başa çekerek, yine Soru 86
ve 92'de yaptığımız gibi vurgulu bir devrik tümce oluşturduk.

100
Sınavda gerilmiş, hayatından bezmiş, yorgun zihinler için buyrunuz size
Çin işkencesi... Ama aslında, çok basit bir soru; ve ne yalan söyleyeyim, bunda
zorlanan bir öğrenciyi "lower intermediate" den yeniden başlatırdım...

Bu 100 soru
ile, tabiatıyla, İngilizce'nin gramerini tümüyle elden geçirmiş sayılmayız. Yine
de, genel durumunuz hakkında size sağlıklı bir fikir verecek ölçüde ayrıntılı
bir tarama yapmış olduk.

BAŞA DÖNÜŞ
100
Gramer Sorusu Anasayfaya Dönüş
|
|