EŞANLAMLI SÖZCÜKLER (01)

SYNONYMS

ADVANCED LEVEL

Ciddi bir sınava hazırlanıyorsanız... Bu ve bunu izleyen iki testte sunduğum sözcükleri ve bu düzeyde bir sözcük bilgisini gözardı etme lüksünüz yok...

En önemli güçlüklerden birisi, karşılaştığınız yeni bir sözcüğün sizin için gerçekten gerekli ve yararlı olup olmadığına karar verebilmek. Herşeyi öğrenmeğe kalkışmak verimli bir yol değildir. Sonunda, insanın ayırabileceği belli bir zaman ve belli bir efor düzeyi var. İyi bir hoca ve verimi kanıtlanmış kurs serileri rehber olabilir... Bir başka verimli av alanı ise, kendi ilgi alanınız, kendi bilim dalınız olacaktır.

Uyduruk sözlüklerle durumu geçiştirmeyin. "İngilizce'den İngilizce'ye" ve "İngilizce-Türkçe" sözlüklerden birlikte yararlanmak en iyisi. Yeterki nitelikleri kanıtlanmış yayınlar olsunlar.  İnternet üzerinden sözlük hizmeti veren çok sayıda site gözardı edilmemeli. Sözlükler kadar, "kavram dizinleri" nin de (özellikle, Roget's Thesaurus)  yararlı olduklarını unutmayınız.

Sözcüğü, okunuşu, değişik anlamları, eş ve karşıt anlamlıları, girdiği çeşitli deyim ve deyişler, ve en önemlisi ÖRNEK TÜMCELER ile birlikte kaydetmeğe özen gösterin. Bu örnek tümceleri ezberlemeğe çalışın.

Örnek tümceler için, sözlükler kadar, İnternet araştırma motorlarının da -- zahmetli de olsa -- son derece yararlı olacağına dikkatinizi çekerim. Ancak itibar edeceğiniz siteler, anadili İngilizce, fakat aynı zamanda eğitimli, dili iyi kullanan kimselerin hazırladığı siteler olmalı...

Giderek zenginleşen bu kaynağa zaman zaman dönerek belleğinizi tazeleyin, eklemeler yapmaya çalışın. Bütün bunları fihrist şeklinde düzenlenmiş bir defterde yapmanız büyük kolaylık sağlayacaktır.

Sözcükler özenle seçilmiştir. Buradaki 10 soru için yoğun örnekler vereceğim. İzleyen iki testteki yirmişer soruda benzer bir çalışma yapmanızı öneriyorum. Bu çalışmanız size, İngilizce'de "başaltına güreşecek" nitelikte 200 dolayında önemli sözcük kazandıracaktır.

Kullandığım fonetik simgeleri için lütfen testin sonuna bknz.

 
    01 --  To abolish slavery on its own is meaningless; freedom from want is the real thing. /ı-bo-liş/

a. approve of
b. speak against
c. neglect
d.
put an end to
e. turn a deaf ear to


  

want = gereksinim, ihtiyaç... Şimdi hemen sözlüklerinizi açıp, veya İnternet'teki araştırma motorlarını kullanarak, sözcüğün bu anlamını içeren ÖRNEK TÜMCELER toplamağa çalışınız... on its own = kendi başına, tek başına, kendi içinde... freedom from want = gereksinimlerin giderilmiş olması, muhtaç durumda olmamak...

02 --  You need some knowledge of nuclear physics to understand the intricate mechanisms involved in this project. /in-trikit/

a. complex and complicated
b. imperfect and defective
c. incisive, penetrating and probing
d. insane, mad, crazy
e. flawless and perfect


  

intricate ne kadar da intrigue sözcüğüne benziyor... Türkçe'deki "entrika" sözcüğü nereden geliyor dersiniz?

03 --  That model, I'm afraid, is now considered obsolete. /bsı-li:t/

a. impartial, unbiased, fair, just
b. immortal, undying, deathless
c. moderate, reasonable, within sensible limits
d. immoral, sinful, wicked; unchaste
e.
outdated, superseded, disused, discontinued

  

ÇOK ÖNEMLİ: Sözcüklerinizi öğrenirken, SYNONYMS = eşanlamlılarını da yanına sıralarsanız büyük yararını görürsünüz. Bu iş için sözlük değil bir THESAURUS (kavramlar dizini) kullanın. En iyisi hala ve hala "Roget's Thesaurus". Üstelik Net'te mevcut: Google'dan bu anahtar sözcüklerle arayınız.

04 --  Poor health prevented him from accomplishing the great task he had started. /ı-kmp-liş/

a. getting rid of
b. leaving undone
c. giving up in despair
d. finishing with success
e. employing an expert to do


  

 poor health = sağlığının kötü olması...  to accomplish: achieve, attain, reach a goal or objective, realize... to quit : to cease trying to accomplish or continue: abandon, discontinue, give up, leave off, relinquish, remit, stop...

05 --  I'm afraid I've completely missed the significance of his last remarks. /sig-ni-fikıns/

a. meaning and importance
b. effect and relevance
c. feelings and emotions
d. logic and rationality
e.
sense and signature

  

his last remarks = söylediği son sözler... (örneğin çıkmadan önce veya bir konuşma sırasında)... effect = aslında "sonuç, netice" demektir (örnek: cause and effect = sebep ve sonuç); ama Türkçe'ye çoğunlukla "etki" kavramı ile çeviri veriyor... sense = 1. duyu örn: our five senses; 2. anlam = meaning, örn: What you're saying makes no sense. = Söylediğin şey/şeyler anlamsız)... Dolayısıyla: sensitive = duyarlı... Ama, senseless = anlamsız... Örn: a senseless act of violence = anlamsız bir şiddet hareketi...

06 --  I don't quite follow what you're getting at. Will you further clarify your position on this issue? /klæ-rifay/

a. re-consider, re-evaluate
b. make obscure, nebulous, ambiguous
c. make (crystal) clear
d. classify, categorize

e. purify, remove the impurities of

  

İlk tümcenin çevirisi : Sözü nereye getirdiğinizi anlayamıyorum... nebulous: uzaydaki "nebula" lar birer "cloud" değil mi? clear = açık, berrak; crystal clear = apaçık, besberrak...

07 --  Holding the door open for a moment for the person coming right behind you is the conventional thing to do. /kın-ven-şınıl/

a. customs
b. customer
c. custody
d. customary
e.
custodian

  

customs = 1. adetler, görenekler; 2. gümrük... customs duty = gümrük vergisi... custodian = koruyucu, muhafız, bakıcı, emanetine bırakılan kişi, tutan, saklayan... to take into custody = GÖZALTINA almak ("gözlem altına almak" diyen bütün cahil TV metin yazarı ve spikerlerini vurun!)

08 --  One may ask if it is fair to attempt to inhibit a person's natural impulses. But such is our cultural milieu... /in-hi-bit/

a. alter and change
b. condition, mold and modify
c. express (to say and speak publicly)
d. curb and restrain
e. endanger, imperil, jeopardize


  

But such is our cultural milieu... = Ama kültürel ortamımız işte böyle... Okunuşu: mil-... Çoğulu: milieus, veya milieux... conditioned reflex = şartlı (yani şartlandırılmış) refleks... to mold = şekillendirmek ("kalıba dökmek" kavramından)...  Polis arabanızı durdurunca ne der? "Pull up by the curb, please." = Arabanızı kenara (kaldırımın kenarına) çekiniz. Çünkü "curb", yolu "sınırlayan" şey, yani kaldırımdır... self-restraint = kendini firenleme, nefsine hakim olma... to endanger, to imperil, to jeopardize için ad durumları (isim halleri): danger, peril, jeopardy... Okunuşu: ce-pıdi... Bu gruba hazard sözcüğünü ekleyin... Sıfat durumları: dangerous, perilous... Bu kapasitede "jeopardy" i unutun, onun yerine hazardous 'u listeleyin...

09 --  It's high time we all went aboard the ship.

a. out of
b. near
c. alongside
d. on
e.
away from

  

It's high time we + past tense (anlamı:present veya future) : SUBJUNCTIVE yapıya dikkat. Çevirisi: Haydi arkadaşlar, gemiye çıkma zamanımız geldi geçiyor... aboard = nasılki asleep uykuda, uykuya anlamı veriyor, bu da "tahtada, tahtaya" yani, "güvertede, güverteye, yani GEMİDE, GEMİYE anlamını veriyor. İngilizce'de bunun gibi başına "a-" getirilerek yapılmış çok sayıda sözcük var. Ama bunları "yok, -sız" anlamına gelen "a-" öneki ile karıştırmayınız: apathy = herhangi bir duygusal tepki yokluğu (sympathy, antipathy veya empathy'den farklı olarak). Ancak bu tür sözcüklerden bazıları farklı nüans da kazanabilir: amoral = 1) ahlak konularını ilgilendirmeyen; 2. ahlak dışı dolayısıyla da "ahlaksız"...

10 --  You are beautiful, but I must say beauty in itself is a rather abstract quality... /æbs-trækt/

a. intangible
b. difficult to define
c. indescribable
d.
heavenly
e. repulsive

  

Antonym, yani karşıt anlamlısı = concrete = somut (ki aynı zamanda "beton" anlamına da geliyor). Reinforced concrete = betonarme... to reinforce = pekiştirme... indescribable = that cannot be described, surpassing description, beyond description = tarif edilmez / edilemez... ŞİMDİ LÜTFEN doğru sözcüğü, sözlükleriniz ce theasurus'unuzu tarayarak, komple sülalesi ve örnek tümceler ile birlikte FİHRİST DEFTERİNİZE kaydediniz.

YABANCI DİL ÖĞRENMENİN AZ ÇABA - KOLAY İŞ OLDUĞUNU KİM SÖYLERSE YALAN SÖYLER !!

İLK DİLİMİZİ ÖĞRENMEK, BİRİLERİNİN BİZİMLE SÜREKLİ İLGİLENDİKLERİ BEBEKLİK VE İLK ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE KAÇ YILIMIZI ALMIŞTI, UNUTTUNUZ MU ?

KULLANDIĞIM FONETİK SİMGELERİ

1. æ = /a/ ve /e/ arası: cat /kæt/, black /blæk/, bad /bæd 2.  : /a/ ile /o/ arası... UK İngilizcesinde /o/ ya daha yakın; USA ingilizcesinde /a/ ya daha yakın: hot /ht/, dog /dg/  3. I : (Schwa) : İnternet ortamında /@/ veya başaşağı "e" ile temsil edenler var. Hemen bütün vurgusuz hecelerde ünlünün yuvarlandığı, dilin orta bölgelerinde oluşturulan güçsüz seslik. Türkçe'deki /ı/ ile /a/ arası bir ses  4.  Ø = thin /Øin/, thimble /Øim-bl/, thunder /Øan-dır/... "pelthek pelthek" konuşma  5. ð = this /ðis/, then /ðen/, those /ðouz/...  ses "telleri" titreşimsiz olan "Pelthek" kardeşin "badzi badzi" yürüyen titreşimli kardeşi  6. w "Dabıl-yu", yani /u/ nun katmerlisi. Hakkını veriniz. Dudaklar yuvarlak ve ileri uzatılmış. /v/ ile uzaktan yakından bir akrabalığı yok  7. /v/ sesine ÖZEL DİKKAT: konuşma organ ve boşlukları aynen /f/ sesi için olduğu gibidir ve /f/ sesinin titreşimli kardeşidir  8.  N = "-ing"  9. : İki nokta üstüste: önceki sesi uzat  10. /r/ BBC İngilizcesinde telaffuz edilmiyorsa, göstermiyoruz...

         

ANASAYFA      TESTLER      OKUMA      EĞLENCE