TÜRKLER İÇİN İNGİLİZCE

GÜNCEL, PRATİK

ingilizce argo

Pratik İngilizce Dersler için Yardımcı Başvuru Kaynak:

BRİTANYA  ARGOSU

BRITISH  SLANG

Doç. Dr. Yalçın İzbul

yalçın izbul mail

İngilizce Argo

 
 

ÖNSÖZ: Pratik-İngilizce Dergimizde 9 hafta süreyle yayınladığım "Hâtırat" şeklindeki "British Slang" (BE Argosu) yazıları sonunda bir tür derlemeye dönüştü... Belki, şimdilerde İngiltere'de olan veya yakın yıllarda bulunmuş okuyucularımız bu dinozor ağabeyinize yardımcı olur ve listeye daha kapsamlı bir nitelik kazandırmak olanağı doğar... Bana gelen bir mesajdan bir inciyi burada anmadan edemeyeceğim: "Argo bilginize bakarak, sakın oralarda kaldırım mühendisliği tahsil etmiş olmayasınız!"

 

Pub müfettişliği daha doğru bir tanımlama olurdu, sanırım.

Bu kutsal mesleği şimdilerde sürdürmekte olan genç mirasçılarımın katkıları ricasıyla.

copyright slangcopyright argo

Yalçın İzbul

A Tentative Compilation Based On Personal

Notes, With Explicatory Notes In Turkish

 
 
 

ingilizce argosu

arse /A:S/ = AE'de bol işitilen "ass" sözcüğünün BE karşılığı (ama çok daha kaba). Bildiğim kadarıyla, USA'da pek kullanılmıyor. "Oh, you're a pain in the arse" (Amma da baş belasısın, ha!)...  "A half-arsed attempt" = gönülsüz bir girişim... "Oh, I couldn't be arsed" (Valla, bu zahmete girmem doğrusu" gibi deyimlerde de karşımıza çıkıyor...

arsehole = (AE: "asshole") Heriki dilde de önüne gelen ortamda kullanabileceğiniz sözcükler değil. Türkçe'de aşağı yukarı, "k***mın ağzı", "g** deliği" gibi anlamlar veriyor...

arseholed = Aşırı derecede sarhoş... "Oh, she was of course completely arseholed last night, mate!"

ass = ABD İngilizcesinde "kıç" anlamı taşıyan bu sözcük, Britanya adalarında da bu anlamda anlaşılırsa da, daha çok bilinen "eşek" anlamındadır. (Küfür olarak kullanıldığında "budala, kolay aldatılmış" anlamına)...

backy = Tütün ("tobacco" dan) ve özellikle de sigaranızı kendiniz sarmakta kullandığınız tütün...

bang = Bir erkeğin kadını "becermesi"... Kaba bir sözcüktür. "Gangbang" = Birden çok erkeğin aynı anda ve birlikte bir kadınla cinsel ilişkiside bulunması.

barmy /BA:-mi/ = Kafayı üşütmüş, kafadan çatlak...

Belt up! = Kapa çeneni! (= Shut up!)... "You belt up, will you!"

bird = "piliç", "yavru", "cıvır", "kız"...

Blast! = "Hay Allah kahretsin!", bazen de, "Ne iş yahu!" anlamları taşıyabilecek bir ünlem... "Blast it", ve hatta "Bugger and blast!" gibi varyasyonlar işitebilirsiniz...

bloke  /BLOUK/= adam, herif. (Küfür değildir; fakat biraz daha ince sözcük şudur: fellow.)

bloody  = İngiltere'de en çok işiteceğiniz argo sözcüklerden birisi... Bir pekiştirici olarak kullanılıyor... "Bloody hell", "Bloody marvellous", "Bloody awful", "You're bloody mad", "Not bloody likely"... Hatta, bazen başka sözcüklerin arasına bile yerleştirilebiliyor: "Abso-bloody-lutely"! (Benzer şekilde sözcükler, blooming, bleeding)

copyright slangcopyright argo Yalçın İzbul, http://www.ingilizce-ders.com

Blimey! = Yine çok işitilen bir tahammülsüzlük veya şaşkınlık ünlemi... İşitilen varyasyonları: "Gawd Blimey", "Cor Blimey", "Gor Blimey". Bütün bunlar aslında "God Blind Me!" (Tanrı beni kör etsin!) şeklindeki bir yemin/ küfürden bozularak oluşmuşlardır...

bobby = copper = polis memuru. (Bir polis memuruna hitap ederken, "Officer!" şeklinde hitap ediniz: "Excuse me, officer. Could you tell ......... ." gibi.

booze = 1. (ad) içki; 2. (fiil) içki içmek.

bugger = Sözlük anlamı "kulampara" veya hatta kadınla ters ilişki kurmaktan hoşlanan kimse şeklinde olmakla birlikte, aslında günlük kullanımda hiç de bu anlamları içermeyebilen geniş yelpazeli bir ünlem... Örneğin, toto veya lotodan biraz para kazansanız, arkadaşlarınız "You lucky bugger!" şeklinde sizi kutlayabilir. Çekicini düşüren veya parmağını nişanlayan bir inşaat işçisi duygularını "Oh, bugger!" ile dile getirebilir. "Bugger off!" bir hayli kaba bir "Get lost!" (Defol git!) ifadesi olur. "We're buggered." = Çok yorulduk, veya yenildik, maçı kaybettik, anlamlarında kullanılabilir...

bladdered = "Sarhoş, matiz" anlamında oldukça kaba ve fazlaca grafik bir argo sözcük... "Man, I was bladdered!" Sözcük kökünün, bladder = mesane, olduğu apaçık görülüyor.

Blow me! = Amerika'da söyleseniz, oral seks çağrısı anlamına gelecek olan bu deyiş, Britanya'da ise bir hayret ve şaşkınlık anlatımı olmaktan öte gitmiyor. "You could knock me down just by blowing," anlamını veriyor. "Well, you could knock me down with a feather", ile eşanlamlı...

Bollocks! = "Bollocks!" veya "Bollocks to you!" Tam argoseverlere göre hayat dolu anlatımlar. Özellikle kızların ağzında kulağa gerçekten hoş geliyor.  Sözlük anlamı "testisler" olan bu ünlemin çok geniş kullanım alanı var. İşe yaramaz yahut saçma birşey için, "It's/that's bollocks!" diyebilirsiniz... "You're talking bollocks." = "talking rubbish"... Daha da ötesi, birşey için "the dog's bollocks!" dediğinizde, o şeyin türünün en iyisi olduğunu dile getirmiş olursunuz... Amerikan yazılışı olan bullocks için şu söylenebilir: "Bullocks" is the bollocks way of spelling "bollocks".

bonk = shag = shaft = screw = fuck = Bunların hepsi "becermek" anlamına sözcükler. Ancak, becerilen kişinin bu sözcükleri sizden işitmek gibi özel bir merakı veya talebi yoksa, asla yüzüne karşı kullanılmayacak çok kaba sözcükler... Gramer açısından, bunların hepsi transitive (geçişli) fiiller olup, doğrudan nesne alırlar: to bonk/screw somebody...

botch = Bozmak, berbat etmek, işini doğru dürüst yapamamak, çuvallamak... "They've botched it up again!"

Bugger off! = Hadi yallah! Defol, çek git buradan. "Boşversene. Hadi oradan sen de!" nüansıyle da kullanılabilir.

bum = 1. Kıç... "Just sitting on his bum all day, doing nothing... 2. Serseri, boştagezer, avare... = tramp... Bu anlamında çok ağır bir küfür sayılmaz. Özellikle romanlardaki "loveable bum" tiplerinin çok tutulduğunu bilirsiniz. "He's just bumming around all day" = hanging around, hanging out... 3. Bum something from someone = otlanmak, otlakçılıkla geçinmek... (Buna benzer ve argo sayılmayacak çok güzel bir başka sözcük: scrounge... "Scrounge for a living" = Artık dilenmek mi olur, hafif tertip yürütmek mi olur, ufak çapta üçkağıtçılık yoluyla mı olur, bir biçimde hayatını sürdürmek...

chat up = Karşı cinsten birini laflayarak tavlamak... "I chatted up this lovely bird last night, bought her a few drinks, took her round to my place and we ended up in bed..." (Buradaki "this" kullanımı kızın şu anda yanınızda olduğu anlamına gelmiyor.)

cheeky = "Eee you cheeky monkey" = Seni çok bilmiş seni... Halk tabakasından İngilizlerin çocuk yaşlarda annelerinden herhalde en çok işiteceği iltifatlardan birisi. Genelde, hiç lafın altında kalmayan, hazırcevap, ama biraz da yaramaz ve alaycı anlamında bir sözcük... "Oh, don't be cheeky!" Fakat, ukala ve alaycı  anlamlarının önplana çıktığı hayli olumsuz nüanslar taşıyabileceğini de unutmayınız.

Cheerio! = "Hadi eyvallah" anlamına bir ayrılış sözcüğü. "Goodbye" ile karşılaştırıldığında çok daha teklifsizdir: ama kaba veya yersiz sayılmaz. Gayet arkadaşça... "T" harfi altındaki "tara" sözcüğü ile karşılaştırınız.

Cheers! = İçki içerken: Şerefinize, sağlığınıza, dostluğa, haydi içelim, neşemizi bulalım, yaşasın hayat... Ancak başka bağlamlarda da kullanılabilir. Örneğin, arkadaşlar arasında "goodbye" yerine "Cheers" veya "Cheers, then" yaygındır. Ayrıca, yine arkadaşlar arasında "Sağol, teşekkür ederim" anlamında da kullanılabilir: "Cheers, mate!"

ciggy /-gi/= fag /FÆG/ = sigara. "Give us a ciggy (fag), mate."

copper = bknz. "bobby".

cor /KO:/ = İngiliz olmanın belirleyici işaretlerinden birisi arada bir "Cor!" yada daha yaygın olmak üzere "Cor blimey!" /KO:'BLAY-mi/ ünlemini savurmakmış gibi görünüyor. "Amma da iş, olmaz yahu, vay be, hadi yav" gibi inanmama, veya onaylamama veya "üf be, üf anam be" gibi anlamlar verebilir. Son derece "British" bir deyim olduğu için, yabancıların komik duruma düşmemek için uzak durmaları gereken bir ünlem. Hani, ha Türkiye'de "Oooops" demişsiniz, ha İngiltere'de "Cor blimey"... Gerçi birincisine bayağı alıştık artık ama...

crackin' = "Oh, boy, that's crackin'!" = the best, en iyisi, en mükemmeli... "Oh, boy she's crackin'!" = Şahane, inanılmaz güzel!.. Bu sözcüğün sonundaki /g/ sesi, herzamanki "-ing" den de farklı olarak, neredeyse hiç söylenmiyor değil, gerçekten hiç söylenmiyor...

cram /KRÆM/= Sınav için ineklemek... "Oh, heck! I shall have to stay in all week and cram for the finals!"

crap /KRÆP/= Temel anlamı "bok" olan bu sözcük, "saçmalık, palavra" anlamında kullanılıyor. "What a crap!" Amerikalılar aynı sözcüğü daha büyük bir rahatlıkla kullanıyorlar. Amerikan TV'lerinin "talk show" larında "crap... total crap" şeklinde işitilebiliyor. Britanya adalarında ise çok daha kaba addedilen bir sözcük... "What crap! I don't believe a word of it!" [Article "a" ile birlikte veya yalın işitilebilir.]

Crikey! = "Oh, my God!" (Genellikle, "Amma da iş, yahu; ne iş yahu!" veya "Hadi canım!" nüansı taşır.) "Crikey, not again! I keep banging into this table in between the two doors!"

daft = Aptal, budala... "Oh! Don't be daft." "Hey, you're a daft one, aren't you?" Biliyorsunuz, genç sevgililer bu tür "takdir dolu" serzenişleri rahatlıkla iletişirken, karı-koca arasında fırtınanın başlangıcı olabilir...

diddle = Üçkağıda getirip birşeylerini almak, hafiften dolandırmak... "Should you visit some shady parts of London,  you'd be wise to check you change just to make sure you haven't been diddled!"

dishy = (Özellikle bayanlar hakkında) Çekici... "Let's go get ourselves a couple of dishy birds!" ["Bird" sözcüğünün "piliç, yavru, cıvır" anlamına geldiğini unutmadınız, değil mi?]

dodgy = Pek güvenilmez, biraz riskli, hafiften tehlikeli... "I don't know. It all looks a bit dodgy to me..." "Be careful with him. He's a bit... errr, dodgy, I should say." "That spam looks bit dodgy to me, you('d) better throw it away." ("Spam" et ürünlerinin artıklarından oluşturulup konserve kutularında satılan berbat bir yiyecek maddesi olup, fakir öğrencilerin ekmek yanına günlük tayını idi.)

duck = Manchester, Leeds ve daha yukarı kalan kısımlarda size "ördek" diye hitap ettiklerinde, kesinlikle bir hakaretle karşı karşıya değilsiniz. Tıpkı, Newcastle ve Sunderland çevrelerinde bir hanım size "luv" (love) şeklinde hitap ettiğinde aşkını ilan etmiş olmadığı gibi. Bunlar o yörelerin normal hitap şekilleri (halk ağzında). "Duck" sözcüğünü de çoğu kez, /duk/ veya /du:k/ telaffuzuyla işitirsiniz. '70'li yıllarda üniversite çevrelerinde "Oh, ducky!" şeklinde alaycı bir "Yok yav, yavrum benim" kullanımı çok yaygındı. Halâ var mıdır, bilemem.

fab /FÆB/ = fabulous, smashing, terrific, excellent, tremendous.

fag /FÆG/ =  AE argosunda "edilgen gay" anlamı önde olan bu sözcüğe BE'de isw daha çok "sigara" (=tek sigara, ciggy) anlamıyla rastlarsınız.

copyright slangcopyright argo Yalçın İzbul, http://www.ingilizce-ders.com

Fiddlesticks! =  Küfürden hoşlanmayan kibar insanlar için... Biraz da benden bile önceki kuşağın kullanmış olduğu bir sözcük. "Saçmalık! Amma da saçma şey!"

filch = pilfer,  steal = (ufak çapta) çalmak, "araklamak".

fluke = (yaver giden) şans... "It was just a fluke." "It was totally by fluke."

For crying out loud! =  For God's sake! "Tanrı aşkına, yavvv." (Genelde, sabrın taşması.)

frenchy =  Fransız öpüşmesi. ("snog" bir başka sözcüktür.)

Get lost! = Yallah ! Kaybol !.. "Oh, get lost, will you?!" Fakat, diyelim ki tatlı flört sözleri arasında yapmacık kızgınlık ifade edecek şekilde de işitilebilir....

Get stuffed! = Hiç hoş bir söz değil. "Geber, emi!" der gibi..."to stuff" = 1. tıkıştırmak, istiflemek; 2. tıkınmak (stuff oneself); 3. hayvan postunu doldurmak suretiyle korumak (= taxidermy)...

getting pissed = kafayı çekmek, kafayı bulmak... Fazla kaba sayılabilecek bir deyim değil. "Why? After all, you go to a pub for a piss up, i.e. to get pissed." Ama "piss" kelimesinin öteki kullanımları ile çok dikkatli olmalısınız...

getting pissed off = sıkılmağa, öfkelenmeğe başlamak. "I was getting rather pissed off." Benzer, ama daha yumuşak bir deyim: "cheesed off"... Öte yandan "Piss off, man!" dediğinizde, bir gayret "Fuck off" seviyesine ulaşmış sayılabilirsiniz.

grub = food = yiyecek. Çocuğa, "Grub's up!" Haydi gel, yemeğin hazır. (Sosyal skalada biraz düşük.)

having it off = cinsel ilişkide bulunmak. "She was having it off with the local plumber during her husband's absence."

 

ingiliz argosu

hanky panky = "orasını burasını" elleme, okşama, sıkıştırma... "Look! I don't like that kind of hanky panky, all right?" Biraz daha ileri giden biçimine "monkey business" denildiğini işitebilirsiniz: "Listen! I don't want any kind of monkey business, OK?"

hash = esrar, marihuana (İng. yazılışı: marijuana)... Argodaki diğer adları: pot, shit... "Wacky backy" ise sarılmak üzere hazırlanmış esrar karıştırılmış tütün anlamında... Fakat, "Oh! You've made a real hash of it now!" dediğinizde, "Bir çuval inciri berbat ettin, bok ettin" anlamı verecektir.

Hiya! = Halk arasında kullanılan ve sanırım "Hi there!" den kısaltma olan bir merhaba deyişi...

hooter = burun.

I'm easy. = Benim açımdan bir sakıncası yok... Benim için farketmez... Tamam, olabilir/olsun... ["She" ile kullanımı için dikkatli olunuz; yerine göre kolay elde edilir, hafif meşrep" anlamı da verir.]

jolly = Bir vurgu sözcüğü... "That's jolly good!" = That's very good... Öte yandan, "I should jolly well think so!" = Bir hayli öfkeli bir "Eh, herhalde öyle olsa gerek!" anlatımı...

jugs = göğüsler, memeler.

Keep your pecker up! = Keep your chin up. Kendini koyverme, kuyruğu dik tut, anlamında bir söz. Ancak, "pecker" sözcüğü "çük" anlamına da gelebildiği için, bağlamdan emin olmadıkça uzak durunuz.

kip ( to have a kip) = to have a snooze = biraz kestirmek, kısa bir uyku çekmek... "I had a kip in front of the telly."

knackered /-kı:d/= bitkin düşmüş, perişan halde... Yorgunluktan, içkiden vb. gibi. "Oh, God, what a hangover; I'm positively knackered!"

knockers = göğüsler, memeler... "Oh, me God! Look at those knockers!"

knuckle sandwich = yumruk... "Hey! You wanna taste a knuckle sandwich? On your bike, boy, or I'll thump your face in!" ["On your bike!" aşağıda bknz.]

loaded = çok zengin. [kişiler için.]

mate = dost, arkadaş... Çok yaygın kullanılan bir sözcük...  "How're you doing, mate?" Arkadaşlarınızdan söz ederken, "my friend, my old chum" gibi anlatımlar kullanabilirsiniz, ama yüzyüze konuşmada en yaygını "mate" sözcüğüdür.

monkey business = Hem birlikte evine gidip "kahve içmeyi" kabul edersiniz, hem de şakacıktan, "Look, no monkey business, okay?" diyerek (kolay lokma sayılmak istemeyen her kızın yapması gerektiği gibi, hem kışkırtır, hem de) fazla ileri gitmeyeceğinizi (!) söylemiş olursunuz.

nosh = yiyecek... "Let's go out for a good nosh up." Ama, kız arkadaşınızın size hazırladığı yemek için bu sözcüğü kullanmanız doğru olmaz; fazla iltifatkar sayılmayacaktır.

nutcase = kafadan çatlak.

On your bike! = "Piss off!" veya "Fuck off!" küfürlerine kıyasla, hayli "kibar" sayılabilecek bir deyiş: Tozol, yaylan!.. Bir başka seçenek: "Run, boy!"

(a piss up) = zilzurna içki partisi.

pissing around = ortalıkta aylak aylak takılmak... Pek kibar bir deyiş olduğu söylenemez...

copyright slangcopyright argo Yalçın İzbul, http://www.ingilizce-ders.com

plastered = tam sarhoş olmuş, aşırı kafayı çekmiş... "Oh, we were just plastered last night." "I was plastered out of my mind, man!"

potty = hafiften üşütük... birazcık "looney"... "one card short of a full deck"...

puke = 1. kusmak (fiil); 2. kusmuk (ad)... Ayrıca, bıktırmak, usandırmak, midesini bulandırmak... "Oh, you make me puke!" Yada, "What a puke!", amma da sıkıcı, saçma şey anlamı verecektir. Sözcüğü tek başına bir ünlem olarak da kullanmak mümkün: "Puke!"

be on the pull = karşı cinsten arkadaş bularak hoş bir gece geçirmek amacıyla dışarı çıkmak... "A disco or a pub, for instance, would be the usual hunting place for both men and ladies who are on the pull --only, ladies would go about it in a much subtler way."

pussy = Burada biraz karışıklık sözkonusu... İnternet pornografisindeki bariz Amerikan üstünlüğü nedeniyle, bu sözcük İngiltere'de de anlam değişikliğine uğramış görünüyorsa da, komşunuza çok doğal bir şekilde "Have you seen my pussy?" (= kedicik) diye sorabilirsiniz? Amerika'da ise olanaksız görünüyor...

quid = sterling, pound (= İngiliz lirası)

rubbish = sözlük anlamı, yani, "çerçöp" geçerli; fakat ayrıca teklifsiz konuşmada "saçmalık, boş laf", hatta "saçma, cansıkıcı davranış" anlamı da vardır... "Hey! stop talking rubbish." "Cut out that rubbish, will you?"

rugger = halk dilinde "rugby" sporu... Amerikan futbolundan farklı olarak, o kocaman omuzluk yada başlıklar olmadan oynanır. Gerçek bir "contact sport"... Çamur içinde bir saha olmazsa olmaz türünden bir önkoşul gibi görünüyor. Rugby oyuncusu olmak, iriyarı bir fizik gerektiriyor ve kızlar arasında bir hayli prestijli bir kişilik...

rumpy pumpy = bknz. "hanky panky", yalnız bu biraz daha kaba bir ifade ve fiiliyatta da biraz daha ileri giden uygulamaları dile getiriyor...

shag = shaft, screw, bonk, türünden bir başka sözcük. "Kabalık" ölçeğinde fuck sözcüğünden fazla geri kalmıyor...

shite /ŞAYT/= teknik anlamda, ha "shit", demişsiniz, ha "shite"... Ama, çok daha az kaba, çok daha "playful" (yaramazca) kullanıma uygun bir versiyon...

slapper = "bir hayli hafif meşrep kadın, kevaşe" sanırım tam karşılığı olur. "Tart" daha yaygın. Bunların küfür sınıfından sözcükler olduğunu unutmayınız.

pee, have a pee = çiş, idrar, çişini yapmak... Bu anlamda kullanılan öteki kimi argo sözcükler de (çeşitli cicilik/kabalık derecelerinde) wee, piddle, piss, have a slash, siphon the python, shake the snake, have a jimmy...

copyright slangcopyright argo Yalçın İzbul, http://www.ingilizce-ders.com

sloshed = kafayı çekmiş, kafayı bulmuş. İngiliz argosunda bu anlamdaki sözcüklerin çokluğuna şaşmamak gerek. Çünkü bir anlamda bu onların "milli sporu"...

smarmy = "işbitirici, altından girip üstünden çıkan, ağzından girip burnundan çıkan, uyanık" gibi bir anlam karşılıyor. Örneğin, kız tavlamakta ustalık için kullanılabilir. Genelde "git" ile birlikte: "What a smarmy git!" gibi... Bu ikinci sözcüğün anlamını bilmiyorum, ama pek hoş bir anlamı olmadığını söyleyebilirim. En iyisi uzak durulması gereken bir deyiş...

smart = Amerikan ingilizcesinde "zeki, bilgili, parlak zekalı, çabuk zekalı" gibi anlamlar taşıyan bu sözcük, Britanya İngilizcesinde ise bu anlamına ek olarak ve onun dışında "iyi giyimli, çok yakışıklı giyinmiş" anlamı için de kullanılır...

smashing = şahane, harika, fevkalade, vb gibi anlamlar. Pekiştirici olarak da kullanılabilir: "The Beatles' next album was a smashing hit." = terrific, excellent, tremendous.

snap = "Bu bana da oldu, benim de başıma geldi, tıpkısının aynısı, cuk oturdu" gibi anlamlar içerecektir. Sözcüğün kökeni, bir iskambil oyunu. Yere açılan bir kağıdın aynısı elinizde varsa, üstüne patlatıp, "Snap" diye bağırırsınız. "Pişti" oyunu gibi birşey, ama tabii "snap" sözcüğünün kök anlamı pişirmekle filan ilgili değil: "apansız" eylemlerden söz eden bir kavram: "The cheapest goods were quickly snapped up" (hızla satıldılar)... "What do you mean?" he snapped. = ... diye aniden parladı... The rope snapped and he fell down. = İp koptu... Ve tabii, "snapshot" = şipşak fotoğraf...

sod = Yine şahane bir sözcük, fakat dile çok hakim olmadıkça kullanmaktan kaçınınız. Çünkü çok çeşitli anlamlara çekilebilir... "Oh Sod!" veya "Sod it!" kibar küfür sınıfına girerken,  "Sod off!" yada "Sod you!" gibi kullanımlar "Piss off!" ve "Fuck off!" mertebesine kadar uzanabilir... Yabancı kültür ortamında neyin sevecen neyin küfür olduğunu ayırd etmek zordur. [İnsanın kendi kültür ortamında bile kuşaklar arası farklar böyle değil mi? Bugün gençlerin birbirlerine hitap tarzlarına bakıyorum da, kimbilir ben gençliğimde böyle hitaplar için kaç kişiyi hacamat ederdim!]

spend a penny = "tuvalete gitmek" anlamına daha çok kadınların kullandığı bir deyiş. Köken olarak, para atılarak girilen tuvalet kabinlerine dayandığı besbelli...

to splash out = aşırı harcama yapmak, parayı delicesine saçmak... "When he splashes out on a new sports car, it's not for the pleasure of driving in it; it's just to show off."

stiffy = "hardon" veya "hard-on"... Kısacası, "kalkmış", ereksion durumunda... "Did you really think you'd get a proper stiffy after all that boozing?"

Stuff and nonsense! = "Saçma, incir çekirdeğini doldurmaz" anlamında fazla kaba sayılamayacak bir deyiş... Ancak, üstlerinizin yüzüne karşı kullanabileceğiniz derecede değil...

swotting = derslere "ineklemek"... "cramming" ile eşanlamlı... "Sorry, I can't come; I must do some swotting for tomorrow's exam." Bu arada sürekli "swot" eden tiplerdenseniz, adınız "He's a swot" a çıkabilir; Türkçedeki, "inek" iltifatından hiç de farklı değil...

Ta! = Özellikle Liverpool taraflarında kullanılan "thanks, thank you" anlamında bir sözcük...

taking the piss out of smb = making fun of someone = alaya almak, dalgasını geçmek.

Tara! = "Cheerio" veya "goodbye" anlamında bir kullanım. Okunuşu /ÇA-rı/ (birincisi /u/ sesine, ikincisi /ı/ sesine yakın olacak)... Kuzeyde, özellikle Newcastle ve Sunderland yörelerinde...  "Ta-ta" ise daha çok "iyi geceler, hadi eyvallah" anlamındadır... TTFN = Ta ta for now = "Cheerio" veya "goodbye" anlamında bir başka deyiş.

tickety-boo = "işler yolunda gidiyor" anlamına bir deyim.

tool = Çeşitli anlamlarının yanında, "erkeklik aleti" kavramı da geçerli...

tosser = kök anlamı "otuzbirci". "Aptal, ahmak, gülünç, cansıkıcı adam" gibi nüanslar taşıyabilir. [AE karşılıkları: dickhead (sikkafa), asshole, shit, motherfucker, prick, sob]

twat = Dişilik organı dış kısmı için çok kaba bir sözcük... Kabaca, "vulvae" kastediliyor.

to waffle = Çenesi düşmüş şekilde şurdan burdan önemsiz konularda durmadan konuşmak... "I think the people on these so-called talk-shows on Turkish TV channels should be classified as professional wafflers!"

wank = (jerk off) Erkek için, masturbasyon yapmak. "Jerk" ve "wanker" genelde, işe yaramaz, budala, mankafa anlamlarında sözcüklerdir.

willy = "Çük" sözcüğü Türkçe'de ayıp sayılır mı ? Bu da İngilizcede alternatiflerine göre çok daha yumuşak ve "kibar" bir sözcük. Küçük çocukları için rahatlıkla kullanılabilir. Hatta, kızlar için aynı ölçüde "kibar" bir sözcük bulunmadığı için "woman's willy" deyimini bile işitmek olanaklı...

You're a dirty-minded nit, aren't you ? = Bir arkadaşınıza "hiç aklından çıkmıyor galiba" türünden söyleyeceğiniz sözler. Gerçi "nit" bit yavrusu, sirke anlamına gelirse de, bu sözler bir küfür değil, hatta arkadaşça bir takdir anlamına gelebilir... Bir kızın bu sözleri size uğrun uğrun yapmacıklı söylemesi ise işlerin yolunda gittiğinin, "dirty-minded" sözlerinizin doğru hedefi vurduğunun göstergesidir...

copyright slangcopyright argo Yalçın İzbul, http://www.ingilizce-ders.com

 

BAŞVURU KAYNAKLARINA DÖNÜŞ

ANASAYFA      TESTLER      OKUMA      EĞLENCE