|

hanky panky
= "orasını burasını" elleme, okşama, sıkıştırma... "Look! I
don't like that kind of hanky panky, all right?" Biraz daha ileri
giden biçimine "monkey business" denildiğini işitebilirsiniz:
"Listen! I don't want any kind of monkey business, OK?"
hash
= esrar, marihuana (İng. yazılışı: marijuana)... Argodaki diğer adları:
pot, shit... "Wacky backy" ise sarılmak üzere hazırlanmış esrar
karıştırılmış tütün anlamında... Fakat, "Oh! You've made a real hash of
it now!" dediğinizde, "Bir çuval inciri berbat ettin, bok ettin" anlamı verecektir.
Hiya!
= Halk arasında kullanılan ve sanırım "Hi there!" den kısaltma
olan bir merhaba deyişi...
hooter = burun.
I'm easy.
= Benim açımdan bir sakıncası yok... Benim için farketmez... Tamam,
olabilir/olsun... ["She" ile kullanımı için dikkatli olunuz; yerine göre
kolay elde edilir, hafif meşrep" anlamı da verir.]
jolly
= Bir vurgu sözcüğü... "That's jolly good!" = That's very good... Öte
yandan, "I should jolly well think so!" = Bir hayli öfkeli bir "Eh, herhalde öyle olsa gerek!"
anlatımı...
jugs = göğüsler,
memeler.
Keep your pecker up!
= Keep your chin up. Kendini koyverme, kuyruğu dik tut, anlamında bir söz. Ancak,
"pecker" sözcüğü "çük" anlamına da gelebildiği için, bağlamdan
emin olmadıkça uzak durunuz.
kip ( to have a kip)
= to have a snooze = biraz kestirmek, kısa bir uyku çekmek...
"I had a kip in front of the telly."
knackered
/NÆ-kı:d/= bitkin düşmüş, perişan halde... Yorgunluktan, içkiden vb. gibi.
"Oh, God, what a hangover; I'm positively knackered!"
knockers
= göğüsler, memeler... "Oh, me God! Look at those knockers!"
knuckle sandwich
= yumruk... "Hey! You wanna taste a knuckle sandwich? On your bike,
boy, or I'll thump your face in!" ["On your bike!" aşağıda bknz.]
loaded = çok
zengin. [kişiler için.]
mate
= dost, arkadaş... Çok yaygın kullanılan bir sözcük...
"How're you doing, mate?" Arkadaşlarınızdan söz ederken,
"my friend, my old chum" gibi anlatımlar kullanabilirsiniz, ama
yüzyüze konuşmada en yaygını "mate" sözcüğüdür.
monkey business = Hem birlikte evine gidip "kahve içmeyi" kabul
edersiniz, hem de şakacıktan, "Look, no monkey business, okay?" diyerek
(kolay lokma sayılmak istemeyen her kızın yapması gerektiği gibi, hem
kışkırtır, hem de) fazla ileri gitmeyeceğinizi (!) söylemiş olursunuz.
nosh
= yiyecek... "Let's go out for a good nosh up." Ama, kız arkadaşınızın
size hazırladığı yemek için bu sözcüğü kullanmanız doğru olmaz;
fazla iltifatkar sayılmayacaktır.
nutcase = kafadan
çatlak.
On your
bike! =
"Piss off!" veya "Fuck off!" küfürlerine kıyasla, hayli
"kibar" sayılabilecek bir deyiş: Tozol, yaylan!.. Bir başka
seçenek: "Run, boy!"
(a piss up)
= zilzurna içki partisi.
pissing
around = ortalıkta
aylak aylak takılmak... Pek kibar bir deyiş olduğu söylenemez...

Yalçın İzbul,
http://www.ingilizce-ders.com
plastered
= tam sarhoş olmuş, aşırı kafayı çekmiş... "Oh, we were just
plastered last night." "I was plastered out of my mind,
man!"
potty
= hafiften üşütük... birazcık "looney"... "one card
short of a full deck"...
puke
= 1. kusmak (fiil); 2. kusmuk (ad)... Ayrıca, bıktırmak, usandırmak,
midesini bulandırmak... "Oh, you make me puke!" Yada,
"What a puke!", amma da sıkıcı, saçma şey anlamı
verecektir. Sözcüğü tek başına bir ünlem olarak da kullanmak mümkün:
"Puke!"
be on the
pull = karşı
cinsten arkadaş bularak hoş bir gece geçirmek amacıyla dışarı çıkmak...
"A disco or a pub, for instance, would be the usual hunting place for
both men and ladies who are on the pull --only, ladies would go about it
in a much subtler way."
pussy
= Burada biraz karışıklık sözkonusu... İnternet pornografisindeki
bariz Amerikan üstünlüğü nedeniyle, bu sözcük İngiltere'de de
anlam değişikliğine uğramış görünüyorsa da, komşunuza çok doğal
bir şekilde "Have you seen my pussy?" (= kedicik) diye sorabilirsiniz?
Amerika'da ise olanaksız görünüyor...
quid
= sterling, pound (= İngiliz lirası)
rubbish
= sözlük anlamı, yani, "çerçöp" geçerli; fakat ayrıca teklifsiz
konuşmada "saçmalık, boş laf", hatta "saçma, cansıkıcı
davranış" anlamı da vardır... "Hey! stop talking
rubbish." "Cut out that rubbish, will you?"
rugger
= halk dilinde "rugby" sporu... Amerikan futbolundan farklı
olarak, o kocaman omuzluk yada başlıklar olmadan oynanır. Gerçek bir
"contact sport"... Çamur içinde bir saha olmazsa olmaz türünden
bir önkoşul gibi görünüyor. Rugby oyuncusu olmak, iriyarı bir fizik
gerektiriyor ve kızlar arasında bir hayli prestijli bir kişilik...
rumpy
pumpy = bknz.
"hanky panky", yalnız bu biraz daha kaba bir ifade ve
fiiliyatta da biraz daha ileri giden uygulamaları dile getiriyor...
shag
= shaft, screw, bonk, türünden bir başka sözcük. "Kabalık" ölçeğinde
fuck sözcüğünden fazla geri kalmıyor...
shite
/ŞAYT/= teknik anlamda, ha "shit", demişsiniz, ha
"shite"... Ama, çok daha az kaba, çok daha "playful"
(yaramazca) kullanıma uygun bir versiyon...
slapper
= "bir hayli hafif meşrep kadın, kevaşe" sanırım tam karşılığı
olur. "Tart" daha yaygın. Bunların küfür sınıfından sözcükler
olduğunu unutmayınız.
pee, have a pee
= çiş, idrar, çişini yapmak... Bu anlamda kullanılan öteki kimi argo
sözcükler de (çeşitli cicilik/kabalık derecelerinde) wee, piddle,
piss, have a slash, siphon the python, shake the snake, have a jimmy...

Yalçın İzbul,
http://www.ingilizce-ders.com
sloshed
= kafayı çekmiş, kafayı bulmuş. İngiliz argosunda bu anlamdaki sözcüklerin
çokluğuna şaşmamak gerek. Çünkü bir anlamda bu onların "milli
sporu"...
smarmy
= "işbitirici, altından girip üstünden çıkan, ağzından girip
burnundan çıkan, uyanık" gibi bir anlam karşılıyor. Örneğin,
kız tavlamakta ustalık için kullanılabilir. Genelde "git"
ile birlikte: "What a smarmy git!" gibi... Bu ikinci sözcüğün
anlamını bilmiyorum, ama pek hoş bir anlamı olmadığını söyleyebilirim.
En iyisi uzak durulması gereken bir deyiş...
smart
= Amerikan ingilizcesinde "zeki, bilgili, parlak zekalı, çabuk
zekalı" gibi anlamlar taşıyan bu sözcük, Britanya İngilizcesinde
ise bu anlamına ek olarak ve onun dışında "iyi giyimli, çok yakışıklı
giyinmiş" anlamı için de kullanılır...
smashing
= şahane, harika, fevkalade, vb gibi anlamlar. Pekiştirici olarak da
kullanılabilir: "The Beatles' next album was a smashing hit." =
terrific, excellent, tremendous.
snap
= "Bu bana da oldu, benim de başıma geldi, tıpkısının aynısı,
cuk oturdu" gibi anlamlar içerecektir. Sözcüğün kökeni, bir
iskambil oyunu. Yere açılan bir kağıdın aynısı elinizde varsa, üstüne
patlatıp, "Snap" diye bağırırsınız. "Pişti"
oyunu gibi birşey, ama tabii "snap" sözcüğünün kök anlamı
pişirmekle filan ilgili değil: "apansız" eylemlerden söz
eden bir kavram: "The cheapest goods were quickly snapped up" (hızla
satıldılar)... "What do you mean?" he snapped. = ... diye
aniden parladı... The rope snapped and he fell down. = İp koptu... Ve tabii,
"snapshot" = şipşak fotoğraf...
sod
= Yine şahane bir sözcük, fakat dile çok hakim olmadıkça kullanmaktan
kaçınınız. Çünkü çok çeşitli anlamlara çekilebilir... "Oh
Sod!" veya "Sod it!" kibar küfür sınıfına girerken,
"Sod off!" yada "Sod you!" gibi kullanımlar "Piss
off!" ve "Fuck off!" mertebesine kadar uzanabilir... Yabancı
kültür ortamında neyin sevecen neyin küfür olduğunu ayırd etmek
zordur. [İnsanın kendi kültür ortamında bile kuşaklar arası farklar böyle değil
mi? Bugün gençlerin birbirlerine hitap tarzlarına bakıyorum da, kimbilir ben
gençliğimde böyle hitaplar için kaç kişiyi hacamat ederdim!]
spend a penny
= "tuvalete gitmek" anlamına daha çok kadınların kullandığı
bir deyiş. Köken olarak, para atılarak girilen tuvalet kabinlerine
dayandığı besbelli...
to splash out
= aşırı harcama yapmak, parayı delicesine saçmak... "When he
splashes out on a new sports car, it's not for the pleasure of driving in
it; it's just to show off."
stiffy
= "hardon" veya "hard-on"... Kısacası, "kalkmış",
ereksion durumunda... "Did you really think you'd get a proper
stiffy after all that boozing?"
Stuff and nonsense!
= "Saçma, incir çekirdeğini doldurmaz" anlamında fazla kaba
sayılamayacak bir deyiş... Ancak, üstlerinizin yüzüne karşı
kullanabileceğiniz derecede değil...
swotting
= derslere "ineklemek"... "cramming" ile eşanlamlı...
"Sorry, I can't come; I must do some swotting for tomorrow's
exam." Bu arada sürekli "swot" eden tiplerdenseniz, adınız
"He's a swot" a çıkabilir; Türkçedeki, "inek" iltifatından hiç de farklı değil...
Ta!
= Özellikle Liverpool taraflarında kullanılan "thanks, thank
you" anlamında bir sözcük...
taking the piss out of
smb = making fun of someone = alaya almak, dalgasını geçmek.
Tara!
= "Cheerio" veya "goodbye" anlamında bir
kullanım. Okunuşu /ÇA-rı/ (birincisi /u/ sesine, ikincisi /ı/
sesine yakın olacak)... Kuzeyde, özellikle Newcastle ve Sunderland
yörelerinde... "Ta-ta"
ise daha çok "iyi geceler, hadi eyvallah" anlamındadır... TTFN = Ta ta for now
= "Cheerio"
veya "goodbye" anlamında bir başka deyiş.
tickety-boo
= "işler yolunda gidiyor" anlamına bir deyim.
tool
= Çeşitli anlamlarının yanında, "erkeklik aleti" kavramı
da geçerli...
tosser = kök anlamı
"otuzbirci". "Aptal, ahmak, gülünç, cansıkıcı adam" gibi nüanslar
taşıyabilir. [AE karşılıkları: dickhead (sikkafa), asshole, shit,
motherfucker, prick, sob]
twat
= Dişilik organı dış kısmı için çok kaba bir sözcük... Kabaca,
"vulvae" kastediliyor.
to waffle
= Çenesi düşmüş şekilde şurdan burdan önemsiz konularda durmadan
konuşmak... "I think the people on these so-called talk-shows on
Turkish TV channels should be classified as professional wafflers!"
wank
= (jerk off) Erkek için, masturbasyon yapmak. "Jerk" ve "wanker" genelde, işe
yaramaz, budala, mankafa anlamlarında sözcüklerdir.
willy
= "Çük" sözcüğü Türkçe'de ayıp sayılır mı ? Bu da İngilizcede
alternatiflerine göre çok daha yumuşak ve "kibar" bir sözcük. Küçük
çocukları
için rahatlıkla kullanılabilir. Hatta, kızlar için aynı ölçüde
"kibar" bir sözcük bulunmadığı için "woman's
willy" deyimini bile işitmek olanaklı...
You're a
dirty-minded nit, aren't you ?
= Bir arkadaşınıza "hiç aklından çıkmıyor galiba" türünden
söyleyeceğiniz sözler. Gerçi "nit" bit yavrusu, sirke anlamına
gelirse de, bu sözler bir küfür değil, hatta arkadaşça bir takdir
anlamına gelebilir... Bir kızın bu sözleri size uğrun uğrun yapmacıklı
söylemesi ise işlerin yolunda gittiğinin, "dirty-minded" sözlerinizin
doğru hedefi vurduğunun göstergesidir...

Yalçın İzbul,
http://www.ingilizce-ders.com
|