to soften
= yumuşamak / yumuşatmak...
--en soneki ile yapılan fiillere bir örnektir. Tersi: "to harden" =
sertleşmek / sertleştirmek... [Bu ikinci fiil sizlere birşeyler
çağrıştırıyorsa, doğru çağrıştırıyor.]
agrarian
X
industrial... /ıg-RÆ:-riın/...
agriculture
X
industry
DİKKAT -- Okunuşlar: /ÆG-ri-KAL-çı/... /ıg-RÆ:-riın/... /İN-dıst(ı)ri/... /in-DAS-triıl/...
rural
=
Bir
önceki sayımızda da geçti...
Durmadan herşeyi tekrarlarsak, gideriz gideriz bir de
bakarız ki bir arpa boyu yol almamışız... Dostlar, bir
rekabet dünyasında yaşıyoruz: Okumadıysanız, hatırlamıyorsanız, açıp
bakmağa üşeniyorsanız, nal toplamağa devam edersiniz.
offered to give =
"offer"
fiillinin öznesini bulunuz.
DİKKAT:
Aşağıdaki deyişlerde "daire" (apartman dairesi
-- tekil veya çoğul) kastedilmektedir:
to
live in an apartment, to live in a flat, life in apartments, life in
an apartment, life in a flat
Aşağıdaki deyişlerde ise "apartman" (bina -- tekil veya
çoğul)kastedilmektedir:
to
live in an apartment block, to live in a flat, to live in block
apartments, life in apartment blocks, a block of flats, a block of
apartments.
-- She lives three blocks down the road from us. (Bizden üç apartman
aşağıda oturuyor.
in a fit of greed
= bir açgözlülük çılgınlığı içinde...
ÖNEMLİ: "Fit" sözcüğünün bu anlamını not
ediniz: "ani ve büyük öfke veya genellikle psikolojik
anlamda bir "nöbet" -- örneğin, kahkaha nöbeti... "When I
told daddy I'd crashed his car, he had a fit." [to have a
fit (over sth)"] DİKKAT: Tıbbi
anlamda genellikle "sara nöbeti" anlaşılacaktır.
hundreds of
couples promptly divorced
= yüzlerce çift derhal / hemen boşandılar...
for no other reason
that XXX
= XXX dışında hiçbir neden olmaksızın...
to qualify (for)
= yeterli niteliklere sahip olmak, yeterli
niteliklere sahip olduğunu göstermek...
to rent out
= ilgeç burada "başkasına kiralamak" kavramını
ekliyor ve pekiştiriyor...
dispatch /dis-PÆÇ/
= muhabir kanalıyla gelen haber...
turmoil /TÖ:-moyl/
= çalkantı, kargaşa...
a broken home =
"parçalanmış yuva"; eşlerden birinin terketmiş olduğu ev;
parçalanmış aile ("a broken family").