DİKKAT:
"Sanity" (=aklı başında, mantığı sağlıklı ve yerinde olma)
ve "insanity" (=delilik, fıttırıklık) sözcüklerinin
"sanitation" (=sanitasyon, hijyen) sözcüğü ile herhangi bir
ilişkisi yoktur. Telaffuzlar:
sane
/SEYN/
-- insane
/in-SEYN/
sanity
/SÆ-niti/
-- insanity
/in-SÆ-niti/
to
launch
/LONÇ/ veya /L@NÇ/ =
1.
Denizcilik terimi olarak, "suya indirmek"
demektir....
2. Füze
ve uzay araçları için "fırlatma", "rampadan fırlatma"
anlamında kullanılır...
3. Genel
olarak, "başlamak/başlatmak" veya "piyasaya vermek" gibi
anlamlarda sık kullanılır.
Örnekler: He
launched into a long speech... The government is going to
launch a literacy campaign next year. (Hükumet önümüzdeki
yıl bir okuma yazma kampanyası başlatacak.)... The
company is going to launch a new promotion campaign next
September...
to run aground
=
karaya oturmak...
("a--" önekine
duyarlı olunuz: Sürüsepet zarflar: "asleep" uykuya; "aside"
kenara; "ashore" kıyıya; "afresh" yeniden, tekrar...
Sürüsepet sıfatlar: "asleep" uykuda; "ablaze" alevler
içinde; "abloom" bol çiçek açmış; "afraid" korku içinde...)
Coast Guard
/KOUST-GA:D/
=
sahil koruma...
rescue
/RES-kyu/
=
kurtarma...
high tide
=
suların yükselmesi (=med)...
low
tide
=
suların alçalması (=cezir)...
to set out
=
yola çıkmak, başlamak...
persuaded a friend
to take him out
=
kendisini götürmesi için bir arkadaşını ikna etti...
to contemplate
=
konu üzerinde düşünüp taşınmak, kafasında evirip
çevirmek... in deep
contemplation
=
derin düşüncelere dalmış...
criminal charge
=
suç isnadı, suçlama...