|
Parantez
içindeki bölüm:
Bu da
ek bir bilgi... "Neden açıklayan" bir zarf-cümlecikten
"kısaltma"dır. Bu zarf-cümleciğin "kısaltılmamış" hali
şu şekildedir: "as he had been convicted six times and had
had nearly his entire collection... etc". ("As" in
buradaki anlamı için, bir aşağıdaki haberin açıklamasında
verdiğim açıklamaya bknz.)
Cümleciğin ikinci
bölümünde geçen "had had ....... confiscated" yapısı "have
sth done" şeklindeki ettirgen (causative) yapıya bir
örnektir...
Şimdi dikkat buyurunuz:
Eğer burada verdiğim kısa açıklamada geçen "kısaltılmış
sıfat/zarf cümlecikler" veya "ettirgenlik" gibi konuları
bilmiyorsanız (ne yazık ki, bir iki paragraf yada sayfaya
sığdırılamaz konulardır) tezelden öğrenmeğe bakınız.
Bu çerçevede, Eğitim Setimi
önermekte beis görmüyorum, çünkü bu tür konulara hakim
olmadan bir yere varamazsınız: Her an her yerde karşınıza
dikileceklerdir... Eğitim setimin ise üstünlüğü,
açıklamaların Türkçe verilmiş olması ve bunların çeviri
metinler değil kendi ders notlarım üstüne kurulmuş
olmalarıdır.

notorious
/NOU-TOU-riyıs/
=
kötü şöhretli (hemencecik cinsel bağlama çekmeyiniz)...
("Famous" sözcüğünün karşıtanlamlısı değildir -- dikkat
ediniz.)
notoriety
/NOU-tı-RAİ-ti/
=
kötü şöhret, kötü tanınmışlık...
DİKKAT... Yukardaki
sözcükleri notary
/NOU-tıri/
(ayrıca,
"notary public")
=
"noter" sözcüğü ile karıştırmayınız...
ÖDEV:
"infamous", "infamy" ne demektir? (Gelin, üşenmeyin, bu
kadarcık ödevi yapıverin; kazançlı çıkacaksınız) -- DİKKAT:
"Famous" grubu sözcüklerin karşıtanlamlıları için şu grup
sözcüklere bknz. average, ordinary, anonymous, obscure,
unknown, unnotable, unexceptional, common.
to be convicted (of)
= (bir suçtan) mahkeme tarafından
suçlu bulunmak (ve dolayısıyla hüküm giymek) ...
to
confiscate
= el koymak (resmi otorite tarafından, yasal olarak
veya zorbalıkla)
to fall to one's
death
= (bir yükseklikten) düşerek ölmek...
to check out
= Kontrol etmek, gözden geçirmek...
"Out" ilgecini burada anlatıma hareket ve canlılık
kazandıran bir "pekiştirici" olarak görünüz... Buradaki mastar kullanımı (çoğu
zaman olduğu gibi) "amaç" belirtiyor: (İçinde yumurta var mı
yok mu) "kontrol etmek için"...
|