to plead guilty / to
plead not guilty
= mahkeme heyeti önünde suçlu
olduğunu kabul ettiğini / etmediğini beyan etmek...
yet another
= DİKKAT... DİKKAT... Deyimi bilmeyen bir kimse için
görmesi / çözmesi olanaksız bir deyimdir... Herzaman için.
"bir başka daha" anlamı taşır...
allegedly
= iddia edildiğine göre...
incident
= olay...
Türkçe istatistik terimlerinde (özellikle tıpta) kullanılan "insidans" sözcüğü,
"incidence" (= vuku bulma)
kavramından genişletilerek yapılan "vuku bulma sıklığı" kavramını ifade ediyor...
co-incidence
= rastlantı, tesadüf...
"birden fazla olayın aynı zamanda gerçekleşmesi"
kavramından...
assault
= sözel veya fiili saldırı... Genelde
"fiziki" anlamda olup, spesifik olarak "sözel" saldırı için
"verbal assault" deyimini kullanırız...
staff member
= personelden bir kimse...
cited by
= tarafından alıntı yapıldığına
(=bidirildiğine / rapor edildiğine) göre...
over the years
= yıllardır, yıllar boyunca, kaç
yıldan beridir...
to quit
= bırakmak, terketmek...
to be fired
= işten atılmak, kovulmak...
employee
= çalışan...
employer
= işveren, patron...
to
deny
/di-NAY/
= inkar etmek, reddetmek... İsim
hali:
denial
/di-NAYL/
= inkar; red, istediğini vermeme...
virtually
/VÖ-çuıli/
= hemen hemen, neredeyse... (= almost,
nearly)...
Örnek: "almost / nearly / virtually everyone in this room" =
Bu odadaki hemen / neredeyse herkes...