women's groups
= kadın (hakları) dernekleri...
to perform
= uygulamak, yapmak --
to undergo
= bu uygulamanın üzerinde yapıldığı kişi konumunda
olmak...
EXPLANATION: The surgeon performs the
operation; the patient is the person who is operated on (=
undergoes the operation)... "His uncle underwent a hernia
operation at Ibni Sina Hospital and it was successful."
(undergo = have)
"breast-ironing"
= "göğüs"-ütüleme...
Kamerun kabilelerindeki bu geleneğin amacı, göğüsleri
kızdırılmış taş, odun veya çeşitli objelerle dağlayarak
çekici olmaktan çıkarmak; tecavüz ve erken evlilik
olaylarını engellemeğe çalışmaktır. Genellikle kızın annesi
tarafından uygulanır.
puberty
/PYU-bıti/
= bulûğ...
to squash
= ezmek...
Bu "sivri" sözcük burada "ballandıra ballandıra" anlatmak
amacıyla kullanılmış. "To flatten" şeklinde nötr bir sözcük
daha "bilimsel" bir anlatım sağlardı.
bosom
/BU-zım/
= sine, bağır, göğüs...
a bosom friend
= can dost...
(to
nourish/have/warm) "a snake in one's bosom"
= "bağrında bir yılan beslemek" -- İngilizce'de çok
fazla yaygın bir deyim değildir...
to
reduce
= azaltmak... (= to decrease)...
to increase
= arttırmak (= to promote)...
temptation
= (kişinin içinden veya dışardan gelen) kışkırtıcı
dürtü, şeytan dürtmesi...
İlk örneği, Şeytan'ın Adem Babamız
ile Havva Anamızı "elma yemeğe"
yönlendirmesidir... "Şeytan" sözcüğünün İngilizce karşılığı:
Satan
/SEY-tn/dır.
Aşağıdaki nota bknz.
obviously
= besbelli ki...
extremely pleased
with
= fevkalade memnun...
practice
= uygulama...

KÜLTÜREL
BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR ÜSTÜNE
Yeryüzündeki bütün kültürler, yöre
kültürleri, alt-kültürler hem birbirlerine benzer, hem
birbirlerinden farklıdır. Benzerlikleri görmeyi tercih
ederseniz, benzerlikleri görürsünüz; farklılıkları görmekse
muradınız, seriliverirler önünüze...
Tek tek
insanlar için de bu böyledir; evrim ağacında oluşmuş bütün
canlı türleri için de...
Müslüman, Hristiyan ve Musevi dinlerine
mensup nüfuslarda, ortak mitolojiye ek olarak, pekçok özel
adın da paylaşıldığını -- örneğin, İbrahim (Abraham, Abraam,
Avram) veya Yusuf (Joseph, -- Joe -- Josef, Iosephus,
Giuseppe) gibi adların
ezici yaygınlığını -- düşündükçe [örnekler gökteki yıldızlar
kadar çok], neden aralarında kavga
edip dururlar anlamak mümkün değil...
