posh
/P@Ş/
=
lüks, zenginlerin harcı ve zenginlere layık...
(görünüşteki takdir ve imrenme kadar, eleştiri ve alay, biraz da
haset içeren bir sözcük)...
opened recently
=
"which was opened recently ........ in Beijing"
(sıfat-cümlecik) 'ten kısaltma...
exclusively
=
yalnızca, sadece, özel olarak...
("to
exclude; to be exclusive" = "dışlamak, dışlayıcı olmak" kavramından...
an exclusive club = members only... "Efrâdını câmi, ağyârını mâni"
kavramından; yani "biz" olanlar içerde; "biz olmayanlar" dışarda ("etrafını" da işitilir)...
delicacy
/DE-likısi/
=
lezzetiyle ün salmış özel bir yemek veya tatlı/şekerleme...
"delicatessen"
/delika-TE-sın/
=
bu tür yiyecek maddelerinin satıldığı dükkan, "şarküteri"...
Sözcüğün diğer anlamları için aşağıya bknz.
to exploit
=
kendi yararına kullanmak, fayda elde etmek; sömürmek..
to enhance
=
arttırmak; zenginlik (çeşitlilik veya volüm) katmak...
virility
=
(erkekte) yüksek cinsel iktidar; erkeksilik...
to benefit
=
yararlanmak, faydasını görmek...
plus
=
artı; ilaveten...
four of
=
"four types of" dan kısaltma -- bir önceki "six types of"
deyimlemesine dayanarak olanak kazanmıştır.
it takes awful a lot
=
muazzam çok sayıda / miktarda gereklidir...
sizeable
/SAYZ-ıbıl/
=
dikkate değecek / "dişe dokunacak" ölçüde...

Yukardan devam: Sözcüğün ayrıca "delicate" = "narin, ince, hassas" kökünden gelen başka
anlamları da vardır: ÖRNEK: Edward Albee'nin ünlü piyesinin adı:
A Delicate Balance = Hassas Denge... 33 yıl
önce Hacettepe Üniversitesinde İngilizce olarak prodüktörlüğünü
üstlenmiş; çeşitli prodüksiyon "gimmick" leri sayesinde, İhsan
Doğramacı gibi üstün İngilizce bilen nice kişilerin bile alkışını
almıştım.. 12 Eylül'e henüz çok uzaktık...