|
|

[Buradaki sıralama görüş ve önerileriniz içindir.
Kitaptaki sıralama ilavelerle farklı olacaktır.]

# 028
DOLAYLI ANLATIMDA
EMİR TÜMCELERİ
Diyetime dikkat etmemi söyledi doktor...
Bildiğiniz gibi, emirlerin dolaylı aktarımı (indirect
speech, reported speech) çoğu
zaman olumlu ve olumsuz mastarlar (the infinitive) aracılığı
ile gerçekleştirilir:
"Sit down."
----------›
"He told me to sit down."
"Don't come back here ever again!"
----------› "They told me
not to go back there ever again."
[veya, "......... never to go back
.......... "]
"Be careful with your diet."
----------›
"The doctor told me to be careful with my diet."
DİKKAT... DİKKAT...

Bir başka anlatım/aktarım yolu ise, belli fiillerin ardından
that + ad-tümce yapısının kullanılmasıdır:
"Be careful with your diet."
--------› "The doctor suggested/advised/urged
that I/you/she
(should) be careful
with my/your/her diet."
Bu beklenmedik anlatım kalıbı ileri düzeyde İngilizce
öğrencileri için bile şaşırtıcı olmaktadır. Oysa günlük
basında ve literatürde örnekleri hayli kalabalıktır.
Sınavlarda da baştacı bir sorudur.
Önce bu yapıda yaygın kullanılan fiilleri listeleyelim:
advise, agree, ask (istemek), be determined (kesin kararlı
olmak), beg, command, demand, desire, forbid, insist, move
(önermek), recommend, request, require, stipulate (yasa,
vb için emredici olmak), suggest, urge (acildir, gereği
hemen yapılsın çağrısında bulunmak)...
İşte, bu fiillerden sonra ad-tümce "should" yardımcı
fiili ile kurulur. Kurulur ama, dilersek yardımcı fiili
yapıdan cımbızlayıp çıkarabiliriz.
Uygulama çoğu zaman bu yöndedir.
Kolaylık bakımından, tümcenizi önce "should" ile kurun.
Sonra bu sözcüğü çıkarın:
Geride ne kalıyorsa o kalsın.
Doğaldır ki geride yalnızca yalın fiil (to'suz
mastar) kalacak ve giriş
fiilinin present yada past olması bunu değiştirmeyecektir.
Yapı işte bu nedenle "şaşırtıcı" görünüyor:
ÖRNEKLER
The doctor suggested that she stop smoking.
Her employer demanded that she come to work on time.
We requested that outsiders not be allowed to enter
the hall.
["To be allowed" edilgen mastar]
Her doctor urged that the operation not be postponed
any longer.
["To be postponed"
edilgen mastar]
He keeps advising me that I sell my old car.
They insist that they be given a second chance.
["To be given" edilgen mastar]
I t
is suggested that these fish not be kept in the same
tank.
[Aynı akvaryumda tutulmamaları tavsiye olunur... "To
be kept" edilgen mastar.
tank
= akvaryum...]
I move that the meeting be postponed.
[Toplantının ertelenmesini öneriyorum...
to move =
önermek... parliamentary motion = önerge...]
Ne olur ne olmaz -- bir daha UYARIYORUM:
Emir, öneri tümcelerinin aktarılmasında, "The doctor
suggests that she ***stops smoking," yahut, "The
doctor suggested that she ***stopped smoking," türü
yanlışlar sınav puanlarınızı alıp götürecektir.
Günlük konuşmada kimi zaman bu tür kuralların
çiğnenmesine tanık olmanız bir anlam taşımaz. Şöyle
düşününüz: Kahvehane Türkçesi ile Türkçe sınavına
giriyor olsanız Türkçe'den de çakarsınız...

EXERCISE

Aşağıdaki tümceleri, önerilen sözcükleri kullanarak,
İngilizce'ye çeviriniz. "Should" yardımcı fiilini düşürünüz.
1)
Yolculuğumuzu ertelememizi önerdi. (propose / postpone /
journey)... 2)
Yolculuğumuzun ertelenmesini önerdi. (propose / journey / be
postponed)... 3)
Yeni bir lastik almamı tavsiye etti. (recommend / buy /
tyre)... 4)
Yeni bir lastik alınmasını tavsiye edecektir. (recommend /
be bought / tyre)...
5)
Ödülün Ali ve Güneş arasında eşit bölüştürülmesini talep
ediyoruz. (demand / prize / be equally divided)...
Yanıtlar:
1)
He proposed that we postpone our journey...
2)
He proposed that our journey be postponed...
3)
He (has) recommended that I buy a new tyre...
4)
He will recommend that a new tyre be bought...
5)
We demand that the prize money be equally divided
between Ali and Güneş...

# 029
BENZER BİR BAŞKA YAPI
DAHA
Derhal bir doktora danışması gerekiyor...
Yukardakilere benzer şekilde "should" yardımcı fiilinin
düşürülebileceği bir başka yapının formülü de şöyle:
|
|
|
be + öğütleyici/ivedilik bildiren sıfat + ad-tümce |
|
|
Örnek:
It is imperative that she (should) consult a doctor at
once... Hemen bir doktora danışması büyük önem taşıyor...
Bu kalıpta kullanılabilecek sıfatlara örnekler:
advisable, desirable, essential, good, better, best,
imperative, important, mandatory (zorunlu), necessary,
reasonable (akla, mantığa uygun), requisite (gerekli),
urgent, vital, only right, only fair, only just (gayet
hakça), only natural (gayet doğal)...

EXERCISE

Aşağıdaki tümceleri, önerilen sözcükleri kullanarak,
İngilizce'ye çeviriniz. "Should" yardımcı fiilini düşürünüz.
1)
Kendisinin hazırlıklı olması esastır. (essential / he / be
prepared)... 2)
Hiç hata yapmamaları tavsiye olunur. (advisable / they /make
no mistakes)...
3) Derhal bir mesaj gönderilmesi ivedilik
taşıyor. (urgent / be sent)...
4)
Hastaya ilacın altı saatte bir verilmesi önemlidir.
(important / be given / every six hours)...
5)
Herkesin son derece sessiz olması/kalması gerekiyor.
(requisite / be,
veya
keep very quiet)...
Yanıtlar:
1)
It is essential that he be prepared...
2)
It is advisable that they make no mistakes...
3)
It is urgent that a message be immediately sent... (veya, be
sent immediately)...
4)
It is important that the patient be given the medicine every
six hours...
5)
It is requisite that everyone be/keep very quiet...
| |