NAH İNSANA ve ANASNİ HAN

Nah İnsana
REJİMLER VE İNSANLAR
Anasni Han

 BÖLÜM - 5

                                     DEMOKRASİ

Demokrasinin babası eğitim, anası sabırdır. Toplumu böylesi uzun bir gebelik dönemine razı etmek çok zor. Düşük olasılığı çok yüksek.

demokrasi sabır

İnsanın kültür evrimi, ilkel sürüden özgür bireye doğrudur.

Halkı sürü evresinde takılmış bir ülkede, seçim sandığını demokrasiye kanıt göstermek utanmaz bir aldatmaca, öyle olduğuna inanmak ise tipik halk ahmaklığı.

Medya çağında demokrasinin zayıf karnı, insan beyninin yıkandıkça kirlenmesi.

medya ve demokrasi

Medyatör demokrasi... Ağzında gümüş kaşık olanların, kıçında tahta kaşık sapı doğanları güdümlemesi...

Herkes fidan gelir; çoğu kereste gider.

Kumaş kumaşa baka baka kararır, terziyi de çaresiz bırakır...

Birey olmayı öğrenememiş olan kişiler demokrasi davasına ancak koyun mertebesinde yarar sağlar.

Çobanlar gelir, çobanlar gider; ama koyunluk bakidir. Etinden, sütünden, yapağısından, yününden...

sokaktaki adam

"Sokaktaki adam",
evlerimizdeki adam.

bu da sokaktaki adam

Sürüysen, faşimle de güdülürsün, demokrasiyle de.

Sürüler en büyük mutluluğu topluca güdüldüklerinde yaşarlar.

"Toplum" kavramıyla yapılan afakî soyutlama, "toplum mühendisi" denilen canavarların bireysel yaşama saldırısıdır.

Hiçbir kollektif sistem veya girişim türlü derecede faşizan olmaktan kurtulamaz.

 

 
düzen bireyin düşmanı  

Her türlü düzen bireyin düşmanıdır:
Bireylerden oluşan bir düzen dışında.

 

Dünya tarihi: Aristokrasiden lumpen Demokrasiye -- yani, sıçkın seçkinkrasi'den, seçkin sıçkınkrasi'ye...

Toplumcular taban tabana karşıt iki kavrama birlikte inanıyorlar: Örgütlenme zorunluğu ve özgürlük

Demokrasilerde, liderlerin tüm nitelikleri gözler önündedir. Utancı saklamak için, gizli oy atılır.

 
kör ideolojiler  

İki kişinin hayal dünyası uçuk sevda;

çok kişinin hayal dünyası kör ideoloji...

 

Devrimci lider halkını sürükler götürür. Tutucu lider, geride kalıp dökülenleri toplar.

Kimi tutucu geçmişe takılmıştır, kimi tutucu geleceğin dünyasını yönetmeye soyunur. Bugünün devrimcisi yarının tutucusu.

Kolay mı tutucu olmak? Kolay mı kokuşmuş tortusu olmak akıp giden zamanın? Kolay mı homur homur çağdaşlığa öykünerek yaşamak?

 
  kapitalizm
Sağcılar âşık kabızlığına toplumun;
Solcular öfkeli, müshil satıyor,
Kapitalizmin müshil fabrikasından
 

 

Devlet Baba'nın foyası  vergide dolaylının dolaysıza oranında ortaya dökülür.

Kapitalistler, şovenistler, din adamları, herbiri kendi açısından nüfus denetimine karşı çıkıyor, nüfusça çoğalmamızı öneriyorlar. Oysa kıtlık, enflasyon, çevre sorunları, faşizm... Bütün bunlar nüfus artışının kaçınılmaz sonuçları.

Ulusal sömürünün sağbaz ve dinbaz siyasetçileri, küresel sömürünün parabazlarıyla ne de güzel anlaşıyorlar!

Kapitalist düzen, adamın borcu arttıkça, kredisinin de arttığı varsayımına üzerinde yükselir ve çöker.

Marksizm — büyük adamların küçük adamlar tarafından sürdürülen tüm öğretileri gibi — bir din görünümündedir. Bütün dinlerde olduğu gibi, onu da artık yanlızca rahiplerinin niteliği belirliyor.

Servet özentisine sürüklenmiş kitleyi sağcı da kolay kandırır solcu da... Biri, çalış senin de olur yalanıyla; diğeri, herkese eşit pay hayalciliğiyle. İkisi de düşsel, ve gerçekleşemesi olanaksız bir dünya..


 
 
 
 

faşizm

FAŞİZM

Peki, bizi kollayanlara karşı
bizi kim kollayacak?

Yağmurdan kaçmak demek
Doluya tutulmak demek;
Anarşi olmasın istemek,
Hiyerarşiye boğulmak demek!

Faşizm eskiden postalla gelirdi: raptırı raprap diye. Şimdilerde takunyayla: tak-kiye tak-kiye.

Gitti herşeyi bilen generaller, geldi herşeyi bilen imamlar.

Faşizm, insanoğlunun fetişizme olan tutkunluğu üstünde yükselir.

Faşizm, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyenlerden oluşan bir toplumun kaçınılmaz yazgısıdır.

faşizm çiçek koparır

Biliyorsunuz... Faşizm çiçekleri koparmakla
kalmaz... Baharı da koparır.

 

Diktatörlük belki koca bir transatlantiktir, ama kurtarma sandallarında demokrasi egemen olacak.

Bir diktatörün en belirgin özelliği nedir derseniz, tüymek gereğini zamanında kestiremeyişidir.

Sağcı ve solcu, devlet adı verilen kollektif karabasanda buluşurlar.

  Kimileri "topluma" öyle soyut sevdalanmıştır ki, insanları tek tek sevmeye sabrı kalmaz. Giderek, insanları ütopyası yolunda engel saymaya başlar. ütopya paramparça  

Kollektif düşlere koşanlar, çoğu zaman kollektif karabasanlar yaşar.

 

Kollektif düş görenleri, Şeytan hepbirlikte aldatır.

 
 

Kitleler adına yapılan devrimler, işbaşına yeni efendiler getirir.

 

Hiçbir düzenden yana değilim ve bütün düzenlere karşıyım!

 

Nah İnsana ve Anasni Han

 

  kent ve insan         siyasetçi