bilimsel araştırma bilim ki bilim

 

Kendini tanımağa çalışan insanın vardığı son nokta: Papuç bağlarından tutup ayağını yerden kesmeğe çalışmak boşuna uğraş.

 

bilim

NAH İNSANA ve

ANASNİ HAN

bilim

 BÖLÜM - 1

 
 

İnsan, biyo-kültürel koşullanmışlığını alabildiğine yaşıyor, kısıtlanmışlığını aşamıyor...

Bilirsiniz: Nasıl? sorusuna gitgide daha güvenilir yanıtlar veriyoruz; ama Niçin? sorusunda bir arpa boyu yol alamadık... 

Gerçekliğin doğru, güvenilir, sana bana göre değişmez bilgisi olanaksız. Çünkü her birimiz büyük evrene -- ve öznel dünyalarımıza -- önyargılı merceklerden bakıyoruz.

Bilim, bilgiye ulaşmanın yolu olduğuna inandığımız bir yöntem artı bilgi olduğuna inandığımız bir içerik toplamı olmaktan öte bir dokunulmazlık taşımıyor. Fazla yükseklerden uçarsak duvara tosluyoruz, o kadar...

Gerçeği tüm yüzleriyle bulgulayıp açıklamanın olanaksızlığını temel varsayım olarak belirleyen bilim adamı, doğru yöndeki en önemli adımı atmış sayılabilir.

Sıfır yaşta dünyaya geliyoruz; sıfırdan koşullanıyoruz... Koşullayan toplum, "demokrasi" adı altında, çoğunlukla cahil, bencil, demagog bir güruhun baskıcı ideolojisi altında...

 
 
bilimsel eşek  

Dünyaya bakış açımız, biyolojik ve kültürel koşullanma ürünü bir kısıtlamadır. Aşılamaz, üstesinden gelinemez.

  filimsel eşek
 
 
 
 

Oysa...

Göreli olmanın sınırlarından yana bir güvencemiz var: Kimi sınırların ötesinde çarpıtılan bir görüntü algılayan kişiler / toplumlar, içinde yaşadığımız bu dünyaya uyarlanma olanağını tümüyle yitireceklerdir, yitiriyorlar.

Düşler üstüne kurulu, değişen dünyaya ayak uydurmakta güçlük çeken katı öğretiler -- zemin hazırladıkları düşünce diktatörlükleri ile birlikte -- zaman aktıkça geçerliğini yitirmeğe, tükenip yıkılmağa hükümlüdürler. Bilim karşısında skolastiğin de durumu budur.

Bilim, insan öğesinden arındırılabildiği, soyutlanabildiği ölçüde, gerçekliği bulgulayıp açıklayabilecek, o yönde yol alabilecektir.

 
 
 

İnsanın doğası değişir mi? Sorunun yanıtı: Evet — varolan herşey gibi... İnsan, aslında, dördüncü boyutta (zaman boyutunda) değişmekte olan insandır.

  bilim
 
 

Zaman boyutundan soyutlanmış üç boyutlu bir dünya görüntüsü algılamak, sonsuz cücelikte bir "an" süresince geçerliği olan, önemsiz bir saptamadır. Dondurduğunuz resim, zaman boyutundaki yolculuğunu sürdüren insan açısından "tarihten bir yaprak" olma ötesinde bir değer taşımaz.

Gerçek dünyamız, koordinatlarından birisini zaman boyutunun oluşturduğu, dört boyutlu bir dünyadır. Böyle bir dünya süreklilik ve değişme süreçlerinden bağımsız düşünülemez, anlaşılamaz.

 
 

bilim

 

Süreklilik ve değişme, karşıt iki süreç değil, tek ve aynı gerçekliğin birbirine yaşama olanağı veren iki değişik yüzüdür.

 
 
 

Süreklilik değişmedir; değişme ise sürekliliktir.

Gerçekliğin kendisi de, onu bulgulamağa çalışan bizler de sürekli değişiyoruz. Buna bir de insanın biyolojik ve kültürel koşullanmışlığını ekleyiniz: İşte o nedenle en büyük bilim adamı, ortaya bir tez sürmek cahilliğini göstermemiş olanıdır.

 
 
 

Sonuçta insan, tanımadığı, tanıyamayacağı, güçlükle tutunmağa, biraz da oluşturmağa çabaladığı bir evrende,

kendi şizofren yaşam tarzını sürdürme çabasındaki

SONSUZ BİR YABANCI olarak değerlendirilebilir.

Sabun köpüğünden bir dünya!

Bilim adamı, şairin üstesinden gelebilecek mi -- göreceğiz...

  bilimsel araştırma bilim ki bilim

bilim adamı

insan      bilinç