tutuculuk ve insan

NAH İNSANA ve

ANASNİ HAN

tutuculuk ve insan

 BÖLÜM - 4

KENTİN SOKAKLARINDA TETİKMUTLU

Uluslararası kardeşliğe içtenlikle inanların ergeç bir enişte peydahlanmalarına şaşmamalı.

Gelişmiş ülkeler halimize bakıp gülüyor: intihar etmekte olan adamı öldürmeğe ne gerek!

Küreselleşme dedikleri, sermayenin küresel ölçekte tekelleşip, kitleleri ortaklaşa sömürmesi... Eskiden bunu iki kutuplu düzende yapıyorlardı; şimdi tek kutuplu nizamda yapıyorlar.

Ulusçuluk üstüne kurulu bir dünyada, sömürülen bir ülkede ulusçuluk öğretisine karşı çıkmak yabancı efendilere hizmet etmek demektir.

Güçlü sermayelerin soğuk barışı, bilinçsiz toplulukların sıcak savaşı.

Tarih, yaşayan gerçeklerin düzmece bir geçmişe yansıtılmasıdır. Her an, silbaştan, yeniden yazılır. Yenilenlerin tarihini yenenler anlatır.

Zayıfların tek umudu, güçlülerin düşebileceği zaaflardır. Sermayenin düşünen beyinleri de satın aldığı bir dünyada giderek zayıflayan bir umut.

Sömüren sermaye, geri kalmış toplulukları yönetmek için başlarına birer frankeştayn atıyor.

Unutulan gerçek: sermaye dümende olsa da, hepimiz aynı gemideyiz. Günü gelir, unutulan gerçeklerin tokadı sert olur.

Sancı doğumun, ateş ışığın, çekilecek acılar mutluluğun başlangıcıdır; her kuşağın eğitimine, birkaç kuşak öncesinden başlamak gerekir.

nah insana ve anasni han

 

Ülkeye en büyük iyilik, yayınlayıp kaçmak zorunda kalacağınız birkaç kitap yazmaktır.

 

Yurttaşlar, kutsal kitaplar dahil, bütün kitapları yanılmaz sanıp inandıkları için, yazarlık ve yayıncılık sorumluluk isteyen, kutsal bir uğraştır.

  Bütün kitaplar yalandır -- Yazılanlar, zaman boyutunda donup kaldıkları noktada giderek gerçeklere yabancılaşır.  
 

sultan

Dümeni şaşmış gemilere sosyal demokratlar sahip çıkarken; enkaz ve batıklara da tutucular talip oluyor.

Tutuculuğun büyük kadersizliği, hep bir önceki kuşak tarafından savunulmak zorunda oluşu.

Tutuculuk zor meslek: Ömürboyu homurdana homurdana yaşanır mı be kardeşim!

Bilinç, bilgiden öte, sorgulama sorumluluğudur.

Uluslar zamanda, halklar mekanda yaşar.

Gerçek ulusçuluk, ulusun soyut gerçekleriyle halkın somut gerçeklerini çağdaş çizgide bütünleştirmektir.

Devrimcinin kitabında ulusçuluk, önceki kuşakların dünyasına özenmek değil, sonraki kuşakların dünyasını oluşturmaktır.

Kesindir ki halk, liderin çapını çapsızlığını paylaşmak durumundaki kimliksiz yığındır.

Eğitimin amacı neden acaba gençlerî tersine eğitmekmiş gibi görünür. Çünkü amaç zaten budur.

Halka babalık taslayan, çok geçmez, zalim amca kesilir.

Halk bunak bir ihtiyardır: Hep eski günlerini sayıklayacaktır.

REEL POLİTİK: Zorla alabileceğin şey için yalvarmağa değmez.

REEL POLİTİK: En büyük stratejik hata, yılanın başını küçükken ezmemektir.

 

Birbirinin kucağına oturarak  yükselen bir hiyerarşide, karizmayı çizdirtmeyen tabandaki adamdır.

 

nah insana ve anasni han

nah insana      insan      siyaset felsefesi