Faşizm, insanoğlunun
fetişizme olan tutkunluğu üstünde yükselir.
İki dinle bir konuş
sözü, faşizmin matematiksel dayanağıdır.
Yönetmek tutkusu,
yada yönetilmek gereksinimi, kişilik bozukluğunun iki değişik yüzüdür.
Sadist ve Mazohist, faşizm adı verilen mutlu beraberlikte buluşurlar.
Ne birey için
toplum, nede toplum için birey. Toplum ve birey çelişkisini,
Demokratik Sosyalizmin yaratı özgürlüğünde yeşerecek yeni bir insan
anlayışı çözebilecektir ancak.
Devlet Baba dolaysız
/ dolaylı vergi oranından belli olur. Faşizm toplumsal soygunu
şehvetli bir tutkuyla benimsemiş olmasıyla farklıdır.
Kapitalizmin temel
ilkesi ve dayanağı olan işten çıkarıp aç bırakmak tehdidine karşı,
Marksizmin işverenden tümüyle kurtulmak önerisinden daha doğal ne
olabilir? Ancak, işverenin tembel bir bürokrata dönüştürülmesi
olasılığına karşı çözüm önerisini Sosyal Demokrasi getiriyor.
Kapitalistler,
şovenistler, din adamları, herbiri kendi açısından nüfus denetimine
karşı çıkıyor, nüfusça çoğalmamızı öneriyorlar. Oysa kıtlık,
enflasyon, çevre sorunları, faşizm... Bütün bunlar nüfus artışının
kaçınılmaz sonuçları.
Gerçeklerden yana
olabilmek için, önce ezilenlerden yana olmak gerekir. Mutluluk,
mutsuzlara karşı işlenen bir suçtur.