güzel konuşma

Bir Kadın-Yiyen'in Öğleden Sonrası

BÖLÜM - 13

 

SÖZCÜKLER... SÖZCÜKLER...

ALDI LEYLA'NIN SIRDAŞI:

Mecnun'la ilişkiniz nasıl gidiyoo?

 

ALDI LEYLA:

Bırak şu ilişkisiz Hamlet

bozuntusu budalayı, Allasen!

Leyla'yı her gördüğünde ya nutku tutulup bir kenara pısan, yada çenesi düşüp sözcük ishaline yakalanan Mecnun, sonunda eli böğründe kalıp babayı almıştır...

Özenle seçilen iş bitirici sözcükler... Ustalıkla kurulan ballı kaymaklı tümceler... Deneyimli bir çapkının başarısını biraz da burada aramak gerek.

Yakıcı çapkın bakışlar, yanık bir iç çekişi, parmak uçlarınızdan üfleyiverdiğiniz bir öpücük... Bütün bunlar, kuşkusuz, çok yararlı iletişim öğeleri...

 

Ama, eninde sonunda güzel Türkçe’mizin ince anlatım gücüne, veciz imalarına, iç gıdıklayıcı imgelerine, baştan çıkarıcı simgelerine, emsalsiz elastikiyetine gereksinim duyacaksınız.

 

Binlerce kez kanıtlanmıştır: Sözcüklerin katkısı olmasa, bütün iletişim çabalarımız bir zamanların siyah beyaz sessiz sinema filimleri kadar sönük kalırdı.

Şair Fuad Bey gönlünün prensesine bir bahar akşamı İzmir Kız Lisesi önünde rastlamış, bakışlarıyla iletişim kurmuşlardır.

Ama sözcüklere dökülmemiş olsa bu hadisenin tarihsel ne önemi olabilirdi ki? Ait olduğu zaman diliminde sıkışıp kalacak, ölümsüzleşemeyecekti...

 

Bir bahar akşamı rastladım size

Sevinçli bir telaş içindeydiniz

Derinden bakınca gözlerinize

Neden başınızı öne eğdiniz?...

  sözcük
 

İçimde uyanan eski bir arzu

Dedi ki yıllardır aradığım bu

Şimdi soruyorum büküp boynumu

Daha önceleri neredeydiniz?...

  sözcükler

Gerçi Fuad Bey gönül meselelerinde biraz daha deneyim kazanmış bir çapkın ağabeyimiz olsaydı, kuşkusuz soruyu "Yanındaki cıvırı postala da acilen bi bafi çekeyim sana! Ne? Bugün olmaz mı?  Oha, neden ki! " şeklinde sorardı.

 

 

  .ÇAPKINLIK ANAYASAL BİR GÖREVDİR.  

Çapkınlığın 1982 Anayasa'mızdan kaynaklanan bir hak ve görev olduğunu savunan hukukçular vardır. Yurttaşlarca % 92'lik ezici bir çoğunlukla kabul edilmiş olmasının da nedeni bu olsa gerek.

 

Örneğin, konuşma özgürlüğünün de 1982 Anayasa'mız ruhuna ve lafzına harfiyyen uygun olduğu elbette tartışılamaz. Anayasa konuş diyorsa konuşulur, konuşma diyorsa konuşulmaz.

  konuşma mizah

Basın özgürlüğü de işte öyle. Eğer Anayasa'mız basın diyorsa basılır, basmayın diyorsa basılmaz: Bu bir yurttaşlık görevidir. Anayasanın matbuat değil, basın demesinin bir sebeb-i hikmeti vardır elbet...

Kimi hukukçularımıza göre, fevkalade özgürlükçü olan 1982 Anayasamız, gurup seks yapılmasını da zorunlu yurttaşlık görevlerinden saymıştır.

konuşma konuşmak üstüne  

Toplanmak için mahallin en yüksek mülki âmirinden izin alınması gerekiyor. Mülki âmirler ise, toplantılara ancak siyasal amaçlı olmamak koşuluyla izin verdiklerine göre, başka türlü bir yorum abes olur: Demek ki kanun koyucu salon ve meydanlarda ancak toplu seks amacıyla toplanılmasını öngörmüştür.

 
 
 

Öyleyse, Kart Zamparalık faaliyetlerinin 12 Eylül Anayasa'sının ruhuna ve lafzına tamamen denk düştüğüne kuşku yoktur. En azından, kafası ve kökü dışarda değil, içerdedir. Nitekim, biz deneyimli zamparalar da, kısır ideolojilere itibar etmeyip, partiler üstü bir yaklaşımla genç ve güzel bütün bayan yurttaşlara eşit hizmet felsefesini benimsiyoruz.

  sözcükler üstüne

Şimdi gelelim pratikteki sorunlara: Duygu, düşünce ve beğenilerimizi gönlümüzce dile getirmek temel hak ve hürriyetine sahibiz, ama bu haktan acaba yeterince yararlanabiliyor muyuz? Bu haktan nasıl yararlanmalı, bu özgürlüğümüzü nasıl kullanmalıyız?

Karşılaşacağımız, tanışacağımız bayan yurttaşlara nasıl bir sözel yaklaşım sağlamalı, neler söylemeliyiz? Neler söylemek daha etkileyici, işbitirici, sonuç alıcı davranışlar olur?

Bu soruya verilecek doğru yanıt, yapılacak tercihlerin sanatçıdan sanatçıya farklılık göstereceğidir. Kuşkusuz, herbir kadınyiyen kendi tarz ve janrını geliştirmiş, yüce amacı doğrultusunda en uygun yöntem ve teknikleri bulgulamış, olgunlaştırmıştır.

mizah  

 Bu, onun en doğal kişilik geliştirme hakkı sayılmak gerekir. Sözel sanatlar, deneyimli bir çapkının belki de en yaratıcı olabileceği alandır.

 

 

  .BU HAKKI NASIL KULLANMALIYIZ.  

Başkalarından birşeyler kapmağa/öğrenmeğe çalışmak boşunadır. Çünkü belli bir konumda uygun ve yararlı olan bir yaklaşım, bir başka konumda tam bir fiyasko sayılabilir. İşin püf noktası, her durumda yepyeni ve benzersiz bir yaratıcılık sergilemektir.

Başkalarının veciz sözlerini ezberleyip kullanmağa kalkışmak anlatılmaz riskler taşır. Dudaklarınızda iğreti durdukları hemen farkedilecektir.

Rastlantı bu ya... Ezberleyip aynanın önünde saatlerce prova ettiğiniz sözleri eksiksiz sıralıyorsunuz. Ama ya genç hanım bunları daha önce asıl sahibinden işitmek ayrıcalığını yaşamışsa? Bundan daha büyük bir felaket düşünülemez.

Siz çalıntı sözcüklerinizle kötü bir kopyacı durumuna düşerken, ustanız da deneyimli bir çapkın için en kötü kaderi yaşayacak, adı kadınlar arasında "güvenilmez geveze" ye çıkacaktır.

 

Oysa çapkınlığın ilk büyük kuralı, karşınızdaki hanımefendiye gizlilik konusunda güvence vermektir. Gizlilik kuralına uyarsanız, kendi çöplüğünüzde bile rahatlıkla eşinebilirsiniz...

 

 

  .KİMİ ÖRNEKLER.  

Dünya Kadınlar Dayanışma Hareketi adlı yeraltı örgütünün varlığını hiç işittiniz mi, bilemiyorum. Örgütün her yıl yayınladığı "Erkeklere Uygulanacak Taktik Davranışlar" başlıklı gizli tüzükte çok ilginç öneriler yer alıyor.

Geçenlerde mahzun bakışlarıma dayanamayan bir bayan avukat arkadaşım bir kopyasını birkaç günlüğüne bana ödünç vermişti. Çoğu gözlemlerimim doğrulandığını görmekle, ne yalan söyleyeyim, hayli gururlandım.

 

Tüzüğün "İlk Tanışma" başlığını taşıyan bölümünde şu nokta kuvvetle vurgulanıyor: Genç bir hanım, başlangıçta sizi ne derece beğenirse beğensin, duygularınızı ne ölçüde paylaşırsa paylaşsın, kendisine yaklaşılmasını onaylamıyor görünmek gereğini duyacaktır.

  güzel konuşmak

Örneğin, kalabalık bir otobüste iletişim kurmağa yöneldiğiniz genç bir hanım, otobüsün yeterince kalabalık olmadığını, bazı yolcuların durumu farkettiğini anlatmak için elinize belli etmeden dostça bir tokat atabilir.

Alışveriş paketlerini taşımağa ısrarla talip olduğunuz kibar bir hanım, bunları dostça kafanıza indirebilir.  Kuşkusuz, yine sizin iyiliğiniz için... Bu şekilde, yükün çok ağır olduğunu, sizin yorulup zahmete girmenize kıyamayacağını, usul usul onu arkadan takip etmenizin yeterli olacağını ifade eder...

güzel konuşmak 02  

Günümüz özgür dünyasında kadınlar örgütlenerek -- erkekleri cezbetmek amacıyla --  mor iğne, bayıltıcı sprey ve benzeri iletişim simgeleri kullanmağa başlamışlardır... Kuşkusuz bunların hepsi, toplumsal yaşama zengin birer katkı sayılmak gerekir.

 

Özellikle mor iğnelerin daha yoğun kullanılması gerektiği düşüncesindeyim. Bireysel beğeni bundan daha etkili düzeyde dile getirilemez... Tüm deneyimli çapkınlar, hanımlara bu zevkli uğraş için yepyeni fırsatlar yaratmayı bir centilmenlik görevi saymalıdır.

Diyelim ki sinemaya gittiniz. Yanınızdaki koltukta genç bir hanım oturuyor. Karanlıkta süzüyorsunuz. Diri göğüslerinin hızla inip kalkışından, romantik bir duyarlıkla kendini filmin hızlanan temposuna kaptırmış olduğu besbelli.

Dirsek ve bacaklarınızın en duyarlı noktalarını kullanarak, filmi birlikte izlemek, duygu ve deneyimlerinizi paylaşmak önerisinde bulunuyorsunuz...

 

Ama bakıyorsunuz, ayağınıza dostça bir tekme savurarak filimleri yalnız izlemek gibi sapık bir saplantısı olduğunu, yanından kalkacak olursanız dikkatini daha iyi toplayabileceğini dile getiriyor.

Hatta, size daha iyi bir yer bulmaları için yer göstericilerden yardım istiyor...

 

Yada, apartman girişinde sıkıştırıp öpmeğe çalıştığınız komşu kızı, havanın çok soğuk olduğunu ileri sürüyor, bu kış gripten çok çektiğinden yakınıp, hemen eve girmesi gerektiğinden filan dem vuruyor.

 

İşte bütün bu davranışlar, aslında sizden ne kadar çok etkilenip hoşlandıklarının belirtileridir... Cilveli itirazlar, yapmacık karşı çıkmalar, dostça atılan tekme, tokat ve yumruklar, kafanıza indirilen şemsiye ve çantalar, suratınıza sıkılan spreyler, hepsi sizi biraz daha kışkırtmak, yürekten kendine bağlamak için özenle düzenlenmiş birer tuzaktır.

  sözcük sözcükler

Tuzaklara düşmeyin. Yavaş, hesaplı, dengeli ilerleyin. Otobüsün gerçekten uygunsuz bir noktasında konuşlanmış olabilirsiniz... Çevredekiler gıpta ve takdir ile gerçekten sizi dikizliyor olabilirler... Filim gerçekten ilgi çekici, kızın izlemek isteyeceği türden bir filim olabilir... Apartman girişi gerçekten soğuk, sağlık açısından elverişsiz bir ortam olabilir...

Geri adım atıp güç durumlara düşmemek için, adımlarınızı hesaplı atmanız gerekiyor. İnce, güngörmüş, çelebi ve centilmen, rafine bir beyefendiye yaraşır tarzda, davranışlarınızı her aşamada tartmalı, irdelemelisiniz.

İşte bu şekilde davranırsanız, demir tam tavına geldiği anda şimşek gibi çakıp, yıldırım gibi gürleyerek; kelebek gibi sekip, arı gibi sokarak bitirici darbeyi vurabileceksiniz...

 

güzel

BAKİRELERE SEMAVÎ MEKTUP

konuşmak

Deneyimli bir çapkın bulunduğu her ortamın neşe kaynağı ve ilgi odağıdır. Genç kızlarla şakalaşmak insanın zihnini açar, ruhunu dinlendirir.

Hafif cinsellik kokan oyunlar hep birlikte hoşça vakit geçirmenizi sağlayacak, ileriki günlere dönük sağlam yatırımlar yapmanıza olanak verecektir.

Şimdi, girdiğim her ortamda çevremi sarıveren genç hanımlarla sıkça oynadığım bir oyundan söz etmek istiyorum.

Hem sizin ne derece ince espirili, güngörmüş bir beyefendi olduğunuzu kanıtlayacak, hem de bu genç hanımlar arasında bakire olanlar ve olmayanları bir çırpıda belirlemenize yardımcı olacaktır.

Önce öyküyü anlatmağa başlarsınız:

Birgün Yüce Tanrı, ünlü melek Gabriel'i çağırmış, "Derhal gidip Dünya gezegeninde bir alan araştırması yapmanı istiyorum, bakalım bakirelerin sayısı ve toplam nüfusa oranı nedir?" buyurmuş.

Gabriel gerekli anket ve kamuoyu araştırmalarını yaptıktan sonra rapor vermiş: "Bir milyon bakire, Yüce Tanrım."

Bir hafta sonra, Yüce Tanrı yine çağırmış çalışkan melek Gabriel’i: "Git, şimdi bir daha say." Gabriel dönünce rapor vermiş: "Yarım milyon dolaylarında, Yüce Tanrım..."

Bir hafta sonra, aynı sahneler... Rapor bu kez, "İki yüz elli bin ve üç..."

Bu son üç kişi, değerli okuyucum, sizin ananız, bacınız, ve karınız...

Bunun üzerine Yüce Tanrı Gabriel’e, "Al bakalım kağıt kalemi, bu bakirelere birer mektup yaz..."

İşte bu öyküyü anlatır, sonra da genç kızlara topluca sorarsınız: "Mektupta neler yazılı olduğunu öğrenmek ister misiniz?"

sözcük

 

Merak ve heyecanla boş bulunup, "Evet" diyecek olanlara yanıtınız hazırdır: "Yani sizlere gelmedi mi o mektuptan!"

  sözcükler

Aşk ve ızdırabın harbinden doğmuş deneyimli bir çapkın olarak, bakire olan ve olmayanları böylece bir çırpıda belirlemiş, gereksiz zaman ısrafını önlemiş olursunuz.

Bir başka örnek daha vermek isterim. İşyerinizde ayaklarınızı masaya kaldırmış uyukluyorsunuz...

Telefon çalıyor. Herkesin yaptığı gibi ikinci çalışından sonra değil, biraz bekletip dördüncü çalışından sonra açıyorsunuz. Böylece olaya biraz gizem ve heyecan katıyorsunuz.

Telefondaki şırıl şırıl tatlı ve cilveli ses, "Affedersiniz, rahatsız ettim, sayın fişmekân bey oradalar mı?" diye soruyor.

 

Eğer siz, "Korkarım yanlış numara," diyerek telefonu kapatıyorsanız, su katılmamış bir budala, iflah olmaz bir sünepesiniz demektir.

 

Tam tersine, "Ah, hanımefendi, bu etkileyici sesin aradığı kişi olabilmek için inanın ömrümün on senesini seve seve verebilirim," diyerek sözü uzatıp, bir randevu koparmağa çalışmanız gerekir...

Böylesi körleme bir randevuda ise, alacağınız ilk önlem yakanıza kırmızı karanfil takacağınızı söylemek, yanınıza biraz saf bir arkadaşınızı almaktır. Emniyet sübabı olarak...

Buluşmaya gelen hanımefendiyi pek gözünüz tutmuyorsa, "şu karanfili bir saniye tutuversene," diyerek oradan hızla uzaklaşabilirsiniz.

güzel konuşmak

 

Kuşkusuz karşı taraf da aynı tedbirleri almış, beraberinde bir arkadaşını getirmiştir. Buluşturduğunuz iki emniyet sübabı arasında alevli bir sevda başlayacak, mutlu bir evlilikle noktalanacaktır.

 

Bu arada siz ikiniz birlikte uzaklaşıp, yeni bir ilişkinin heyecanlı labirentinde gözden kaybolacaksınız. "Bir adamın yağsız çöreği, bir başkasının ballı kaymaklı böreği" atasözü boşa söylenmiş bir söz değil.

temas     mizah     kadın