ünlü sözler insan ve dünyası

 ÜNLÜ SÖZLER ANASAYFAYA DÖNÜŞ.

yabancı ünlü sözler

 WEBSİTE   TESTLER   KARİKATÜR   EĞLENCE

 

çeviri ünlü sözler insan ve dünyası

 .SÜPER İNGİLİZCE EĞİTİM SETİ.

ünlü söz özdeyiş vecize

TIKLAYINIZ... Ayrı Pencere Açılacaktır

 
 
 

 

ünlü sözler

SİYASET VE SİYASETÇİLER

ünlü sözler

ÜNLÜ SÖZLER / ÖZDEYİŞLER

FAMOUS QUOTATIONS

 BÖLÜM - 02

siyaset siyasetçiler

 ON POLITICS & GOVERNMENT

 SİYASET & HÜKÛMET ÜSTÜNE - 01

ünlü söz

Asking politicians to vote themselves out of power is like asking rabbits not to multiply, it ain't natural. -- Bob Beckel

vote themselves out of power = oylarıyla kendilerini iktidardan düşürmeleri... to multiply (burada) = üremek, çoğalmak... ayrıca, çarpım yapmak (dört işlem: add, addition; subtract, subtraction; multiply, multiplication; divide, division)... ain't (ABD) = isn't...

ünlü söz

People never lie so much as after a hunt, during a war or before an election. -- Otto von Bismarck

never lie so much as after... = hiçbir zaman ... dan sonra olduğu kadar yalan söylemezler...

ünlü söz

Too bad all the people who know how to run the country are busy driving cabs and cutting hair. -- George Burns

(It is) too bad (that) = ne yazık ki... to run the country = ülkeyi yönetmek... to run a shop = dükkan işletmek (Bizde bunların birbirinden pek farkı yok esasen...)

Man is the only animal that laughs and has a state legislature. -- Samuel Butler

İnsanoğlu gülen ve bir devlet yasama mekanizması olan yegane yaratıktır.

özdeyiş

legislature = meclis, yasama meclisi... to legislate /LE-cisleyt/ = yasa yapmak...

ünlü söz

Diplomacy is the art of saying "Nice doggie" until you can find a rock. -- Wynn Catlin (Will Rogers'a da atfediliyor)

Diplomasi, bir taş buluncaya kadar "Cici Köpecik" demek sanatıdır.

attributed to = atfedilir, atfedilmektedir...

ünlü söz

Any man who is under 30, and is not a liberal, has not heart; and any man who is over 30, and is not a conservative, has no brains. -- Winston Churchill

Bir adam ki (Herhangi bir kimse ki) 30 yaşın altındadır ve liberal değildir, kalpsizdir (= duygudan yoksundur; burada, "yüreksizdir" diyemezsiniz)... has no brains = beyinsizdir, zekadan yoksundur...

vecize

The inherent vice of capitalism is the unequal sharing of blessings; the inherent virtue of socialism is the equal sharing of miseries. -- Sir Winston Churchill

Kapitalizmin kendi içinde taşıdığı günah, nimetlerin eşitsiz paylaşımıdır; Sosyalizmin kendi içinde taşıdığı erdem, sefaletin eşit paylaşılmasıdır...

 

       inherent /in-HİI-rınt/ veya /in-HE-rınt/ = doğasında var olan, kendi içinde taşıdığı... vice = günah, kötü huy, kötü alışkanlık, sefahat, kendini dağıtmışlık... blessings = (burada) nimetler... to bless = kutsama, takdis etme... Bless you! (apşırınca) = Çok Yaşa!... virtue /VÖ-çuı/ = erdem, fazilet... 
miseries: misery = 1) sefalet, çaresizlik; 2) acı çekme, duygusal çaresizlik... miserable = acınacak halde, pek dertli, üzgün ve perişan... Şu kelime ile karıştırmayınız: miser /MAY-zı/ = (ad) cimri, pinti kişi... miserly = (sıfat) cimri, pinti... He is a miser. He is miserly...

ünlü söz

Politics is not the art of the possible. It consists in choosing between the disastrous and the unpalatable. -- John Kenneth Galbraith

disastrous = felaket (disaster) getiren, felaketli, feci... unpalatable /ın--lıtıbl/ = yenilmez yutulmaz... palate /-lıt/ = damak... palatable = lezzetli, damak tadı veren; mec: görmezden gelinebilir, bir gayret "yutulabilir"...

 

Çeviriler ve Notlar: Doç. Dr. Yalçın İzbul

http://www.ingilizce-ders.com

 

siyaset siyasetçiler

 ON POLITICS & GOVERNMENT

 SİYASET & HÜKÛMET ÜSTÜNE - 02

ünlü söz

We need a president who's fluent in at least one language. -- Buck Henry

En az bir dili akıcı doğru dürüst ve akıcı konuşabilen bir Başkan bulmalıyız...

ünlü söz

In politics stupidity is not a handicap. -- NAPOLEON BONAPARTE

stupidity = aptallık, ahmaklık, budalalık... handicap = engel, elverişsizlik, dezavantaj... handicapped = belli bir engelleme uygulanmış, dezavantajlı duruma düşürülmüş; veya, sakat, malül... mentally handicapped = zihinsel özürlü...

ünlü söz

What luck for the rulers that men do not think.

-- Adolf Hitler

 

What luck for the rulers = Yönetenler için ne büyük şanstır ki... [Hayranlık verici bir itiraf!]

ünlü söz

The death of democracy is not likely to be an assassination from ambush. It will be a slow extinction from apathy, indifference, and undernourishment. -- Robert Hutchins

Demokrasinin ölümü tuzağa düşürülüp katledileceğinden değil; ilgisizlik, duyarsızlık ve beslenme yetersizliğinden kaynaklanan yavaş bir ölüm olacak...

assassination = suikast... ambush /ÆM-buş/ = pusuya düşürme... slow extinction = giderek ve yavaş soyu tükenme... apathy = kayıtsızlık, ilgisizlik (sympathy = eş duygular; antipathy = zıt, ters duygular; apathy = duygu yokluğu; empathy = kendini onun yerine koyma, onun gibi hissetme)... indifference = apathy (DİKKAT: "difference" sözcüğünün tersi olmak gibi bir anlamı bulunmadığına dikkat ediniz)... undernourishment = yetersiz beslenme...

ünlü söz

The price of freedom is eternal vigilance. -- Thomas Jefferson

price of freedom = özgürlüğün bedeli... eternal = sonsuz... vigilance = tetikte olma, nöbette olma, dikkat ve uyanıklık...

ünlü söz

As I would not be a slave, so I would not be a master. This expresses my idea of democracy. -- Abraham Lincoln

Köle olmayacağım gibi efendi de olmam. İşte bu benim demokrasi anlayışımı ifade ediyor...

ünlü söz

No man is good enough to govern another man without that other's consent. -- Abraham Lincoln

consent = rıza, razı olma, izin verme...

ünlü söz

vecize dikkat LAST, BUT NOT LEAST ünlü söz dikkat

Politics have no relation to morals. -- Niccolo  Machiavelli

Siyaset ve ahlâk arasında

bir ilişki, bir bağlantı yoktur...

[Kendisi pîrimizdir, Evelallah!!]

 

siyaset siyasetçiler

 

 ON POLITICS & GOVERNMENT

 SİYASET & HÜKÛMET ÜSTÜNE - 03

ünlü söz

Bad officials are elected by good citizens who do not vote. -- George Jean Nathan

Kötü yöneticiler, oy vermeğe gitmeyen iyi yurttaşlar tarafından seçiliyor...

"Kendi seçen ağlamaz" diye eklemekten kendimi alamıyorum...

ünlü söz

Politics is the art of looking for trouble, finding it, misdiagnosing it, and then misapplying the wrong remedies. -- Groucho Marx

misdiagnose (mis-DA-yıgnouz) = yanlış teşhis koymak... misapply (misıp-LAY) = yanlış uygulamak... remedy (RE-mıdi) = çare, deva...

ünlü söz

vecize

Conservatives are not necessarily stupid, but most stupid people are conservatives. -- John Stuart Mill
vecize için alkış Tutucular mutlaka aptaldır denilemez; ama aptal kimselerin çoğunlukla tutucu oldukları kesin...

 

necessarily /nesı-SE-rili/ = kaçınılmaz biçimde, herzaman için, mutlaka...

ünlü söz

When buying and selling are controlled by legislation, the first things to be bought and sold are legislators. -- P. J. O'Rourke

Ticaret yasaların denetimi altında ise, ilk alınıp satılanlar yasa koyucular olur...

legislation /lecis-LEY-şın/ = yasama, yasa, yasalar... legislators /LE-cislıtırz/ = yasa koyucular, yasa çıkaranlar...

ünlü söz

vecize için alkış Public office is the last refuge of a scoundrel. -- Boies Penrose, 1931

Üçkağıtçı soluğu eninde sonunda kamu hizmetinde alır.

public office = devlet görevi, kamu görevi, resmi görev... refuge /REF-yuc/ = sığınacak yer, sığınak... to take refuge = sığınmak... refugee /refyu-Cİ:/ = sığınmacı, mülteci... scoundrel /SKAUN-drl/ = üçkağıtçı, hilebaz, adi ve alçak adam...

ünlü söz

vecize

Under capitalism man exploits man; under socialism the reverse is true. -- Polish wisdom
Kapitalizmde insan insanı sömürür; Sosyalizmde ise bunun tersi geçerlidir...

 

Polonya'lılara güvenebilirsiniz; her ikisini de yaşayarak öğrendiler...

capitalism (-pıtılizm)... to exploit /iks-PLOYT/ = sömürmek, kendi yararına kullanmak... exploitation /iksploy-TEY-şın/ = sömürü... the reverse is true = tersi doğrudur...

 

 

 

ünlü sözler yazı copyrightünlü sözler, özdeyişler Doç. Dr. Yalçın İzbul  ünlü sözler, özdeyişler mail

 

siyaset siyasetçiler

 

 ON POLITICS & GOVERNMENT

 WOW, WOW, WOW - 04

ünlü söz

Those who cast the votes decide nothing. Those who count the votes decide everything. -- Josef Stalin
Seçim sonuçlarını oylarını verenler değil, oyları sayanlar kararlaştırır.

 

to cast a vote = oyunu vermek... to count the votes = oyları saymak... [Malum hikaye: Açık oy, gizli sayım!!... Ama artık ona da gerek kalmadı: Kimin ne kadar oy olacağına artık Medya karar veriyor.

ünlü söz

[Bir siyasetçinin önde gelen özelliğinin ne olması gerektiği kendisine sorulunca]: "It's the ability to foretell what will happen tomorrow, next month, and next year --- and to explain afterward why it didn't happen." -- Sir Winston Churchill

Yarın, önümüzdeki ay, önümüzdeki yıl neler olacağını şimdiden söyleyip, zamanı gelince de neden gerçekleşmediklerini açıklamak.

when asked to name = belirtmesi, adını vermesi, sayması kendisinden istenildiğinde... to foretell = önceden bilmek, söylemek; tahmin etmek... [Winston Churchill'in özellikle söylev ve özdeyişlerini, kusursuz İngilizce örnek metinler olarak arayıp okumanızı şiddetle öneririm. -- Araştırma motoru www.google.com adresinden kolaylıkla bulabilirsiniz.]

ünlü söz

It may not always be easy, convenient, or politically correct to stand for truth and right, but it is the right thing to do. Always. -- M. Russell Ballard

convenient = uygun, rahatlık ve kolaylık sağlayan... politically correct = Ahlaken şaibeli ama siyasi açıdan doğru... to stand for = 1) temsil etmek; 2) savunmak, arkasında olmak...

ünlü söz

Politics is supposed to be the second-oldest profession. I have come to realize that it bears a very close resemblance to the first. -- Ronald Reagan

Siyaset insanlık tarihindeki en eski ikinci meslektir derler. Deneyimlerime dayanarak, en eski ilk meslekten pek farkı olmadığını da söyleyebilirim.

the oldest profession = en eski meslek (= fahişelik)... the second-oldest = ikinci en eski... (iki sözcük tire ile birleştirilerek sıfat haline getiriliyor)... have come to realize = sonunda/giderek anladım ki... bears a very close resemblance = çok büyük bir benzerlik taşıyor...

siyasi ünlü söz

Politicians are like diapers. They should both be changed frequently and for the same reason. -- Anonymous

Siyasetçiler çocuk bezi gibidir. Aynı nedenle ve aynı sıklıkla da değiştirilmeleri gerekir.

diaper = çocuk bezi ABD)... nappy - nappies (Brit.)

siyasi ünlü söz

A politician will do anything to keep his job and even become a patriot. -- William Randolph Hearst (ünlü Amerikalı gazete yayıncısı, 1863-1951)

Bir siyasetçi mevkiini kaybetmemek için herşeyi yapabilir.

Hatta bir de bakarsınız ki, yurtsever bile kesilmiş!

"to be" fiili durum bildirirken, "to get" ve "to become" süreç belirtirler... Son ikisini Türkçe'ye çoğu zaman "...hale/haline gelmek", "-laşmak" ile çevirebilirsiniz.

siyaset hakkında müthiş söz

vecize dikkat

Yav, neler söylüyor bu adamlar!

Bunların ağızlarına

biber sürmüyorlar mı oralarda?

ünlü söz dikkat

siyaset hakkında müthiş söz

The things that will destroy us are: politics without principle; pleasure without conscience; wealth without work; knowledge without character; business without morality; science without humanity; and worship without sacrifice. -- Mahatma Gandhi (1869 - 1948)

Bizi mahfedecek şeyler şunlardır: İlkesiz siyaset... Vicdansız sefahat... Çalışmadan zengin olmak... Bilgili ama karaktersiz insanlar... Ahlaktan yoksun bir işdünyası... İnsan sevgisinden yoksun bilim... Özveri içermeyen ibadet...

Uzun Sözün Kısası, Bizler Yanmışız ki,
Ne Yanmışız, Dostlar!!

 

siyaset siyasetçiler

 

 ON POLITICS & GOVERNMENT

 SİYASET & HÜKÛMET ÜSTÜNE - 05

ünlü söz

A government that robs  Peter  to  pay  Paul can always depend upon the support of Paul.

-- George Bernard Shaw

Ahmet'e ödeme yapmak için Mehmet'i soyan bir hükumet,

Ahmet'in desteğine herzaman güvenebilir...

to rob = soygun yapmak... armed robbery = silahlı soygun... robber barons = soyguncu baronlar...

ünlü söz

If God had meant us to vote, He would send us candidates, too.

Eğer Tanrı oy vermemizi murat eylemiş olsaydı, bize adaylar da bahşederdi...

Bu bir "bumper sticker"... Yani, arabalara yapıştırılan sözlerden.

ünlü söz

That government is best which governs least. -- Henry David Thoreau, Civil Disobedience, 1849

En iyi hükumet, en az yöneten hükumettir...

civil disobedience = yurttaşlık görevlerine karşı direnmek, haksız bulduğu yasalara itaat etmemek... (şiddet öğesi içermez ve Batı düşüncesinin en azından bir bölümü açısından bir yurttaşlık hakkıdır)

ünlü söz

Wherever you have an efficient government you have a dictatorship. -- Harry S. Truman ('50li yıllarda ABD Başkanı)

efficient = etkin ve yeterli... inefficient = yetersiz, beceriksiz...

ünlü söz

 

I'm not a member of any organized political party, I'm a Democrat! -- Will Rogers

Herhangi bir organize siyasal partiye üye olmam; çünkü ben bir demokratım.

 

Biliyorsunuz "demokrat" kavramını herkes farklı algılayıp farklı kullanıyor... Burada en azından "organize siyasal parti üyeleri demokrat olamazlar" nüansı belirgin...

ünlü söz

Democracy is a device that insures we shall be governed no better than we deserve. -- George Bernard Shaw

Demokrasi, hak ettiğimizden daha iyi yönetilmememizi garanti altına alan bir düzenektir.

device (di-vays) = 1. (maddi) aygıt, cihaz; 2. düzenek, tertip... Fiil biçimi to devise (di-vayz) = tasarlamak, plan yapmak, tertip yapmak, düzenek oluşturmak... "We must devise some new plans"... Yazılış ve okunuş farklılığına dikkat ediniz... to deserve = hakketmek, layığını bulmak... (Bir haksızlığa uğradığınızı düşündüğünüz zaman: I didn't deserve this!...

ünlü söz

vecize

Democracy means simply the bludgeoning of the people by the people for the people.

-- Oscar Wilde

özdeyiş

Demokrasi, halkın halk tarafından halk için coplanması demektir.

bludgeon /BLA-cın/ = cop; kısa ve kalın, bir ucu tokmak gibi sopa... to bludgeon = coplamak, sopa ile dövmek... people = burada "halk" (halkın, halk tarafından, halk için sopalanması...) DİKKAT: "simply" sözcüğünü Türkçe'ye ASLA "basitçe" şeklinde çevirmeyiniz: doğru çevirisi: "sadece, yalnızca, sırf" yada buna denk gelen bir çeviri. Örneğin burada: "... coplanmasından başka birşey değildir," diyebilirsiniz.

ünlü söz

In matters of principle, stand like a rock; in matters of taste, swim with the current. -- THOMAS JEFFERSON

Stand like a rock = Kaya gibi dur!... principle = ilke... (Oysa principal = 1. belli başlı, 2. baş öğretmen: AMA DİKKAT: Her ikisinin de okunuşu aynı = /PRİN-sipıl/... in matters of taste = zevk, beğeni konularında... to swim with the current = akıntı yönünde yüzmek... Burada: moda akımlara uymak... (tersi: swim against the current)

ünlü söz

As with the Christian religion, the worst advertisement for Socialism is its adherents. -- George Orwell

Tıpkı Hristiyanlık gibi, Sosyalizm için de en kötü reklam, kendi taraftarlarıdır...

as with Christian religion = Hristiyanlık dini için de geçerli olduğu üzere/gibi... the worst advertisement for Socialism = Sosyalizm için en kötü reklam... adherents /ı-DİI-rınts/ : tek-düm-tek) = taraftarları, mensupları... to adhere = yapışmak, tutmak, bağlanmak, merbut olmak... adhesive tape = yapışkan band... adhesive force = adezyon gücü...

ünlü söz

A union of government and religion tends to destroy government and degrade religion. -- Hugo Black

Hükumet ve din arasında bütünleşme, hükumeti tahribata, dini ise nitelik kaybına uğratır...

to degrade = alçaltmak, rütbesini indirmek, niteliğini bozmak: kısacası "de-grade", yani daha alt dereceye indirmek... Peki, ya tersi? to elevate = yükseltmek, yüceltmek (elevator = asansör sözcüğünün de kökü)... to promote = terfi ettirmek... Peki, pc'lerimizi arada bir ne yapmak gerekiyor = to upgrade...

ünlü söz

It is better to be feared than loved, if you cannot be both. -- Niccolo Machiavelli

Her ikisi birden olamıyorsa, bırak seni seveceklerine senden korksunlar...

 

ilginç güzel sözler

Lütfen Sorularınızı Esirgemeyiniz:

Doç. Dr. Yalçın İzbul

http://www.ingilizce-ders.com

ilginç sözler email

BAŞA DÖNÜŞ

ilginç güzel sözler

ünlü sözler 01 insan ve dünyası     unlu-sözler.htm      unlu sözler 03 evlilik

 
 
 

ünlü sözler

  WEBSİTE   TESTLER    KARİKATÜR    EĞLENCE

yabancı ünlü sözler

 "ÜNLÜ SÖZLER" ANASAYFAYA DÖNÜŞ

 

çeviri ünlü sözler

 . İLERİ İNGİLİZCE EĞİTİM SETİMİZ.

ünlü söz özdeyiş vecize

  TIKLAYINIZ Ayrı pencere açılacaktır