Kısa Giriş:
"Government of the people, for the people, by the people." --
"Halk için, halk tarafından, halkın (kendi) yönetimi." --
Ne güSel!!
Peki ya,
Yaşamsal önemi olan bir "referandum" (halka danışma) örneğinde,
halkın ancak %60'ı fikrini belirtmeğe değer buluyorsa... "Evet"
diyenlerin %60'ı neye oy verdiğini bilmediğini açıkça itiraf
ediyorsa... Ülkenin bir çeyreğinde oyları ağalar, şeyhler,
şıhlar, bölücü siyasetçiler belirliyorsa... Kadınlar, çoğu yer
yörede, çoğu sosyal katmanda, babalarının kocalarının
direktifine göre oy kullanıyorsa... ???
Demokrasinin
olmazsa olmaz önkoşulu, siyasi görüşü ne olursa olsun, eğitimli
VE ahlaklı yurttaşların çoğunlukta olmasıdır.
Bir diğer
önkoşul ise ülkenin tam bağımsızlığıdır. Eğitimsiz; borç
batağında; ulusal kaynaklarını Küresel Plutokrasinin
egemenliğine babalar gibi satmış; duygu ve "düşünce" dünyası
ilkesiz ve işbirlikçi bir medya aracılığıyla şekillendirilen bir
ülkede "halkın, halk için, halk tarafımndan yönetimi" nden söz
edilebilir mi?
Demokrasi
üstüne küçük bir derleme sunuyorum. Belki, sonunda, "sözlerin
bittiği" noktada, birkaç ekleme yapmak zorunda da kalabiliriz.
Ama, birileri gibi, ağzımızdan çıkanı gerisin geri yalayıp
yutmadan...
* * * * *
Çeviri ve Notlar: Doç. Dr. Yalçın
İzbul
http://www.ingilizce-ders.com
* * * * *
Freedom is when the people can speak, democracy is when the
government listens.
-- Santiz
Alastair Farrugia
-- İnsanlar
konuşabiliyorsa özgürlük gerçekleşir; ama demokrasi hükumet
kulak verirse gerçekleşir.
The
best argument against democracy is a five minute conversation
with the average voter.
-- Sir Winston
Churchill
-- Ortalama seçmenle beş
dakikacık konuşmanız demokrasiye karşı en sağlam tezi
geliştirmenize yeter de artar bile.
Democracy consists of choosing your dictators after they've told
you what you think it is you want to hear.
-- Alan Coren
-- Serbest Çeviri:
Demokratik süreç: Müstakbel diktatörleriniz, önce düşüncenizi
koşullandırır. Neyin, nelerin sizin için yararlı olacağını,
neler istemeniz gerektiğini size dikte ettirirler. Sonra size
bunları vaad eder, oylarınızı alırlar.
Democracy must be something more than two wolves and a sheep
voting on what to have for dinner.
-- James Bovard
-- Demokrasi iki kurt ve
bir kuzunun akşama ne yiyecekleri konusunda bir oylama
yapmalarından başka birşey değil.
Democracy forever teases us with the contrast between its ideals
and its realities, between its heroic possibilities and its
sorry achievements.
-- Agnes
Repplier
-- İdealleri ve
gerçekleri, cesur olasılıkları ve biçare başarıları arasındaki
çelişki ile demokrasi sonsuza değin bizimle dalga geçiyor.
Democracy is a device that ensures we shall be governed no
better than we deserve.
-- George
Bernard Shaw
-- Demokrasi, hak
ettiğimizden daha iyi yönetilmeyeceğimizin teminatıdır.
Democracy substitutes election by the incompetent many for
appointment by the corrupt few.
-- George
Bernard Shaw
--
Demokrasi, kendi çıkarları için çalışan az sayıda kişi
tarafından atanma yerine, ehliyetsiz ve beceriksiz çok kişi
tarafından seçilmişlik ilkesini getirir.
A
government that robs Peter to pay Paul can always depend upon
the support of Paul.
-- George
Bernard Shaw
--
Ahmet'e ödeme yapmak için Mehmet'i soyan bir hükumet, Ahmet'in
desteğine herzaman güvenebilir.
Democracy is being allowed to vote for the candidate you dislike
least. --
Robert Byrne
-- Demokrasi, en az
nefret ettiğiniz adaya oy verme özgürlüğüdür.
Democracy encourages the majority to decide things about which
the majority is ignorant.
-- John Simon
--
Demokrasi, çoğunluğun bilgi sahibi olmadığı konularda, yine
çağunluğun karar vermesini teşvik eden rejimdir.
To
safeguard democracy the people must have a keen sense of
independence, self-respect, and their oneness.
-- Mohandas K.
Gandhi
-- Demokrasinin
korunabilmesi için halkın ödünsüz bir bağımsızlık ve özsaygı
duygusuna sahip olması ve bunların tek ve aynı şey olduğunun
bilincinde olması şarttır.
The
20th century has been characterized by three developments of
great political importance: The growth of democracy, the growth
of corporate power, and the growth of corporate propaganda as a
means of protecting corporate power against democracy.
-- Alex Carey
[1941]
--
Yirminci Yüzyıl büyük siyasi önemi olan üç gelişme ile
karakterizedir: Demokrasinin gelişmesi, Şirketlerin gücünün
gelişmesi, ve Şirketlerin güçlerini demokrasiye karşı korumak
amacıyla propaganda güçlerini geliştirmeleri.
The
two greatest obstacles to democracy in the United States are,
first, the widespread delusion among the poor that we have a
democracy, and second, the chronic terror among the rich, lest
we get it.
-- Edward Dowling
-- Amerika Birleşik
Devletleri'nde demokrasinin önünde iki büyük engel vardır:
Birincisi, yoksullar arasında yaygın olan bizim bir demokrasimiz
olduğu yanılgısı; ikincisi, zenginler arasındaki "Eyvah, ya
demokrasi gelirse" şeklindeki onulmaz korku.
As
democracy is perfected, the office represents, more and more
closely, the inner soul of the people. We move toward a lofty
ideal. On some great and glorious day the plain folks of the
land will reach their hearts desire at last, and the White House
will be adorned by a downright moron.
-- H. L. Mencken
[The Baltimore Evening Sun, 26
Temmuz, 1920]
-- Demokrasi
mükemmelleştikçe, yönetim gitgide halkın özünü daha yakından
yansıtmağa başlar. Yüksek bir ideale doğru ilerliyoruz. Mutlu ve
şanlı bir gün gelecek ve bu ülkenin sıradan insanlarının
gönüllerinde yatan arzu elbet gerçekleşecektir: Yani, Beyaz
Saray'ı süsleyen katışıksız bir moron.
[Söz aramızda,
Mencken'in kehaneti günümüzde gerçekleşmiştir, diyebiliriz.]
Education either functions as an instrument which is used to
facilitate integration of the younger generation into the logic
of the present system and bring about conformity or it becomes
the practice of freedom, the means by which men and women deal
critically and creatively with reality and discover how to
participate in the transformation of their world.
-- Paulo Freire
-- Mealen Çeviri:
Eğitim/öğrenim iki farklı şekilde kullanılabilir: Birincisi,
genç kuşakları mevcut sistemin mantığı ile bütünleşecek, kabul
ve uyumluluk sağlayacak şekilde yetiştirmek... İkincisi,
özgürlüklerin uygulanmasıyla yurttaşların gerçeklerle eleştirel
ve yaratıcı şekilde yüzleşmelerini sağlamak ve kendi dünyalarını
dönüştürmelerine olanak vermek.
I know
of no safe repository of the ultimate power of society but
people. And if we think them not enlightened enough, the remedy
is not to take the power from them, but to inform them by
education.
-- Thomas Jefferson
-- Nihai iktidarı halka
emanet etmekten daha güvenilir bir yol bilmiyorum. Eğer halkın
bu iş için yeterince bilinçli olmadığı kanısında isek, iktidarı
onlardan almak yerine, onları eğitim/öğretimle bilgilendirmek
yoluna gitmeliyiz.
The
ignorance of one voter in a democracy impairs the security of
all. --
John Fitzgerald Kennedy
-- Bir demokraside, tek
bir seçmenin bile cehaleti tüm sistemde bir bozulma yaratır.
Democracy is only a dream: it should be put in the same category
as Arcadia, Santa Claus, and Heaven.
-- H. L. Mencken
-- Demokrasi rüyalar
alemine aittir; Arkadya, Noel Baba ve Cennet ile aynı kategoriye
konulmalıdır.
If God
had meant us to vote, He would send us candidates, too.
[Bu bir "bumper
sticker"... Yani, arabalara yapıştırılan sözlerden]
-- Eğer Tanrı oy
vermemizi murat eylemiş olsaydı, bize adaylar da bahşederdi.
A
politician will do anything to keep his job and even become a
patriot.
-- William Randolph Hearst [ünlü Amerikalı gazete yayıncısı,
1863-1951]
-- Siyasetçinin mevkiini
koruyabilmek için yapmayacağı şey yoktur -- Hatta, gün gelir
yurtseverliğe bile soyunur.