bilim kurgu öyküsü

YARIN... YARINLAR... (4)

KURT VONNEGUT, Jr.

bilim kurgu öyküsü

Çev. Doç Dr Yalçın İZBUL

http://www.ingilizce-ders.com

Tıklayınız Ayrı Pencere Açılacaktır

bilim kurgu öyküsü

 

Herkes geceyi tedirgin bir uykusuzluk içinde geçirdi. Büyükbaba'nın ne yapacağını kestiremiyorlardı. Ama ayrıcalıklı odadan tek bir ses bile çıkmadı. Sabaha karşı uyuklayanlar çoğaldı. Bir ara herkes uyudu.

Lou ve Emerald saat altıda kalktılar. Onların kuşağı için kahvaltı saatiydi. Evdekiler onlarla konuşmaktan kaçınıyordu. Küçücük mutfakta her kuşak için kahvaltıya ayrılan süre yirmişer dakikaydı, Geçirdikleri kötü geceden sonra tepkileri yavaşlamıştı. Uykuda gibiydiler. Yumurta-tipi işlenmiş yosun kahvaltısından daha iki lokma ısıramadan süre doldu. Yerlerini üçüncü kuşağa bıraktılar.

Sonunda sıra, aile geleneğine göre, mirastan yoksun bırakılan çift olarak, Büyükbabanın kahvaltısını hazırlayıp tepsi içinde yatakta sunmalarına gelmişti. Her ikisi de ellerinden geldiğince olağan davranmağa, neşeli görünmeğe çabalıyordu. İşin en güç yönü ise, gerçek yumurta, gerçek jambon ve gerçek tereyağın büyülü çekiciliğine karşı koyabilmekti. Büyükbaba Schwartz servetinden elde ettiği faizin büyük bir bölümünü bunlara harcıyordu.

"Her neyse," diye söze girişti Emerald. "Paniğe kapılmak için bir neden yok. Anlamı da yok aslında."

"Belki de kırılanın ne olduğunu farketmemiştir," diye umutla yanıt verdi Lou.

Karabuğday tipi işlenmiş talaş kekini isteksizce ısırmakta olan oğlu Eddie söze karıştı. "Doğru ya, belki de senin saatin camı filan kırıldı sanmıştır!"

"Babanla böyle konuşmamalısın," diye Eddie'yi payladı annesi. "Hem lokmanı çiğnerken laf ebeliği yapmamayı öğrenemedin mi daha sen?"

"Bu rezil talaşı ağzına koyup da yorumsuz çiğneyebilen varsa beri gelsin," diye karşılık verdi Eddie. Yetmiş üç yaşının içindeydi. Dünyayı tanımadığı söylenemezdi. Saatine baktı. "Büyükbabanın kahvaltısını götürme zamanı," dedi.

"Evet, tamam," dedi Lou, gönülsüz bir sesle. "Uzat tepsiyi, Em."

"Ben de geliyorum seninle," dedi karısı. Ailenin kaçamak bakışları arasında, birbirlerini yüreklendirmeğe çalışan gülücüklerle ikisi de ayaklarını sürüyerek Büyükbabanın odasına yöneldiler.

Kapıyı Em tıklattı. Neşeli olmağa çalışan bir sesle, "Büyükba-baaa, kah-val-tı-ha'zır!" diye seslendi içeriye.

Yanıt veren olmadı. Em kapıyı daha yüksek sesle tıklattı. Kapı kendiliğinden açılıverdi. Odanın tam ortasında duran, yumuşak, kalın döşekli, tenteli çift kişilik yatak bomboştu. Hiç bozulmamıştı. Schwartz ailesinin gönüllerinde yaşayan, hayallerini süsleyen özel çift kişilik yatak bütün gece boş kalmıştı.

Yaşamları boyunca yabancısı oldukları bir ölüm duygusu eve dalga dalga yayıldı. Fısıltılar kesilmiş, yürekleri neredeyse çarpmaz olmuştu. Mirasçılar grubu, beklentili bir korku içinde mobilyaların altını, perdelerin arkasını, odanın akla gelebilecek her yerini aradılar.

Büyükbaba ardında ölümlü bedenini, cesedini değil, çekmecenin üstündeki 2000 Yılı Dünya Fuarı'ndan kalma andacın altına iliştirdiği kısacık ayrılık notunu bırakmıştı. İlk gören Lou oldu. Tepsiyi bırakıp, silintilerle dolu kâğıt parçasını eline aldı. Titrek bir sesle, herkesin duyacağı biçimde okumağa başladı:

"Yıllardır barındırdığım, koruduğum, aralarında bana en yakın sandığım birisi dün gece kuduz bir köpek gibi bana saldırdı. Bana içirecekleri yaşlandırmazı sulandırma girişiminde suçüstü yakaladım. Ben artık yaşlı bir adamım. Yaşamın ağır yükünü bir zamanlar taşıdığım güçle taşıyamıyorum. Öyleyse, dün geceki beni yaralayan, yaşama direncimi yıkan olaydan sonra, sizlere veda ediyorum. Kısa bir süre sonra, bedenimi yakan ateşten bir gömleği sıyırıp çıkarır gibi bu dünyanın dertlerinden kurtulacak, aradığım huzura kavuşacağım. Bu notu bulduğunuzda, ben artık aranızdan ayrılmış olacağım."

"Vay canına!" dedi Willy alçak sesle. "Beşyüz Mil Yarışı'nın bitiş bayrağım bile beklemekten vazgeçmiş!"

"Yada Dünya Şampiyonası'nı," diye ekledi Eddie.

"Yada Bayan McGarvey'in ameliyattan sonra kör kalıp kalmayacağını," diye ekledi Mortimer.

"Daha bitirmedim," diye araya girdi Lou. Yeniden yüksek sesle okumağa başladı: "Ben, New York kenti Alden köyü 257 kapı numaralı gökdelen yetmiş altıncı katta oturur Harold D. Schwartz, işbu belgenin son vasiyet ve vasiyetnamem olduğunu beyan ve ilan eylerim. İşbu belge, bundan önceki her türlü vasiyet ve vasiyetnamemi hükümsüz kılar..."

"Tanrı aşkına, bir vasiyet daha mı?" diye bağırdı Willy. Hepsi Büyükbabanın burnunu sümkürüp dikkatle silişini görür, işitir gibi oldular.

Lou okumayı sürdürdü. "Bütün mal, mülk ve mirasımın bölünmeksizin ve kuşak farkı gözetilmeksizin soyumdan olanlarca ortak mülkiyet olarak eşit biçimde kullanılmasını vasiyet ediyorum."

"Soyumdan olanlar!..." dedi Emerald hayal kırıklığı içinde.

Lou eliyle havada bir yarım çember çizerek odadaki herkesi gösterdi: "Toplu piyango ikramiyesi!..."

Bütün gözler aynı anda çift kişilik özel yatağa çevrildi.

"Eşit biçimde kullanmak..." diye duraksadı Mortimer.

Aralarında en yaşlısı olan Willy duruma el koyup ortalığa bir çeki düzen verme zamanı geldiğine karar verdi. "Aslına bakacak olursanız, değişen birşey yok. Tıpkı eskiden olduğu gibi. Ailenin en yaşlısı özel odaya yerleşerek gelişmeleri buradan yönlendirmek durumunda olacak."

"Böyle bir haksızlığa katlanacağımızı mı sanıyorsun," diye Willy'nin sözünü kesti Emerald. "Lou'nun mirasta en az sizler kadar payı var. Üstelik ailenin çalışan en yaşlı kişisi durumunda. Siz bütün gün şekerleme yapıp sigortadan para çekerken, zavallı kocamın canı çıkıyor ekmek parası peşinde koşturmaktan..."

Eddie araya girdi. "Bırakın biraz da özel yaşamı hiç tatmamış olanlar yataktan payını alsın! Hepiniz gençliğinizde yaşamın tadını çıkardınız. Biz koridorda doğup, koridorda büyüdük!"

"Zavallı çocuk! Yüreğim parçalanıyor senin için..." diye alay etti Mortimer. "Bir de balayını koridorda geçirmeyi deneseydin ya, bizim kuşak gibi!"

"Kesin gürültüyü!" diye bağırdı Willy. "Haydi hepiniz dışarı. Ağzını açanı altı aylığına banyonun eşiğine göndereceğim. Dışarı dedim! Oturup konuyu gözden geçire --"

Tümcesini tamamlayamadı. Birisinin fırlattığı bir vazo başını az farkla ıskalayıp duvarda darmadağın oldu. Aynı anda çiftler birbirine girdi. Herkes herkese karşı kıran kırana bir kavgaydı bu. Kavganın gelişimine göre herkes kendine yeni yandaşlar buluyor, gruplar sevgili çift kişilik yatak yönünde yarışıyor, sonunda herkes birbirini engelliyordu.

Bir ara Lou ve Emerald öteki birkaç çiftle birlikte koridora sürüldüler. Ama hep birlikte kapıya yüklenip yeniden odadaki kavgaya katıldılar.

Polisler ve televizyoncular kapıyı kırıp içeri doluştuklarında, sanki bir yumak yorgun insan vardı odanın ortasına yığılıp kalmış. Henüz kimse büyük hedefin yakınına bile yaklaşamamıştı.

Schwartz ailesinin cankurtaranlarla taşınması en az yarım saat sürdü. Sonra eve derin bir sessizlik egemen oldu. Sanki içindeki herkesin bırakıp gitmiş olduğu kocaman, boş bir ev...

 

UZAY KURGU 00ss     UZAY KURGU ANASAYFA     UZAY KURGU 02ss

 

 
 

Popüler Bilimsel Makale -- Uzay Görüntüleri -- Uzaylı Resim ve Grafikleri !! -- Karikatür -- Midi -- Roswell -- Alan 51 & 52 -- Dost Siteler -- Bilimsel Uzay Siteleri -- Ücretsiz İnternet Yayınlarımız -- Pratik İngilizce Ücretsiz Dergi

 

 

Aşağıdaki Linkleri Tıklayınız. Ayrı Pencere Açılacaktır.

 Türkler İçin Özel Hazırlanmış En Geniş Kapsamlı, En Zengin İçerikli İngilizce Öğretim İnternet Sitesi İçin TIKLAYINIZ....

pratik ingilizce için tıklayınız

 

evren ve evrim

 Benzersiz İngilizce Eğitim Seti

uzay ve uzaylılar