bilim kurgu

UZAY & UZAYLILAR

KURGUBİLİM ÜSTÜNE - III

UFO & YARATIK

Görsel efektler eşliğinde okumak isterseniz, burayı tıklayınız.

 

UZAY EVREN KURGU

 

K İ M İ   S A Y I L A M A L A R

Gerçekçi olalım... Erich von Daeniken veya Charles Berlitz gibilerinin açıkça yada ima yoluyla savundukları tezleri gönül rahatlığıyla rafa kaldırabiliriz. Bugüne değin uzaylılarla Dünyamız arasında köprü kurulmuş olduğuna ilişkin elimizde hiçbir yadsınmaz ipucu yok. Uzaylılar yada uygarlıkları üzerine ileri sürülen görüşler, evrenin yapısına ve yeryüzü ekolojisine ilişkin bilgilerimize dayanılarak oluşturulan varsayımdan-gelimci olasılıklar olmaktan öteye hiçbir anlam taşıyamaz.

Elimizdeki verileri özetle gözden geçirelim: Gözlem gücümüzün erişebildiği kadarıyla bilinen evrende bir miyar dolayında gökada bulunduğu hesaplanıyor. Bunlardan % 80 kadarı, tıpkı bizim Samanyolu gibi sarmal yapıda. Kısacası, bizim Samanyolu pekala her gün rastlanılır cinsten, sıradan bir gökadacık...

UZAY EVREN KURGU

Samanyolu gökadamızda 300 milyar dolayında yıldız bulunduğu hesaplanıyor. Sayılamalara temel alabileceğimiz her türlü nitelik dikkate alındığında -- irilik (kütle ve çap), renk (yani, yüzey ısısı), kimyasal bileşim, yaş, ve gökada içindeki konumu -- bizim Güneşimiz de pekala her gün rastlanılır cinsten, sıradan bir yıldız...

Bugünkü gözlem olanaklarımızın erişebildiği kadarıyla, bugüne değin gökteki öteki yıldızların birer gezegen sistemine sahip olup olmadıkları gösterilebilmiş değildir.(01)  [Dipnota bknz.] Biyolojik yaşam, Güneş sistemindeki dokuz (on?) gezegenden birisi üzerinde -- o günden bu güne bir daha yinelenmemiş -- uygun koşulların biraraya gelmesiyle gerçekleşmiştir.(02)

Homo sapiens (akıllı insan) biyolojik evrimde birkaç milyar yıl sonunda ulaşılmış bir evreyi temsil etmektedir.

Az ilerde yeniden değineceğimiz gibi, ikinci bir örneğine rastlanarak istatistiksel değerlendirme olanağı sağlanmadıkça, bu büyük olaya evrendeki tek örneği gözüyle bakanların tezini bütünüyle çürütmenin hiçbir yolu yoktur.

Fakat olasılık hesapları böyle bir karamsarlığı desteklemiyor. Üstelik göklerde Dünyamızdakini andırır uygun koşullara sahip çok sayıda gezegen sisteminin yer aldığı yordamlanabildiği gibi, yaşamın da uygun zemin bulduğu her yerde oluşum ve evrim kaçınılmazlığı taşıdığı gösteriliyor.

Güneş sisteminin oluşumunu açıklamaya dönük elimizde oldukça güçlü bir varsayım bulunmaktadır. Bilindiği kadarıyla, hızla çöküşmekte olan bir proto-yıldızın denge sorunlarını çözmekte başvurabileceği önünde üç yol vardır: 1. Öteki birkaç yıldızla birlikte, ikili ya da çoklu gruplar oluşturmak; 2. Bizim Güneşimizden önemli ölçüde daha iri kıyım yıldızların başvurdukları bir yol olarak, hızlı döngü durumu sağlamak; 3. Tıpkı bizim Güneşimizin izlediği yolda, önce bir proto-gezegenler diski, sonunda bir gezegenler sistemi oluşturmak...

Eğer bu belirlemeler doğruysa, ikili ya da çoklu grupların üyeleri ile hızlı döngü durumundaki iri yıldızlar dışında, gökteki ışıklı noktacıkların hemen her birisinin çevresinde birer gezegen sistemi olduğunu varsayabiliriz. Samanyolunda bu üçüncü tipin en azından % 25 dolayında temsil edildiği, yani sayıca 75 milyar dolayında olduğu hesaplanıyor.

Sayılamalara az ilerde yeniden yer vereceğiz. Şimdilik şunu söylemekle yetinelim: Bu gezegen sistemlerinden çok mütevazi bir bölümünde bile yaşamın evrimleşmiş olduğuna olasılık tanırsak, çok kalabalık bir evrende yaşamakta olduğumuz sonucuna varmamız zor olmaz...

-----------------------------------------------------------

(01) Güneş sistemine en yakın yıldız olan Alfa Sentori, bize 4.3 ışıkyılı uzaklıktadır. (Üstelik, ikili ve çoklu yıldız gruplarına ilişkin tartışmamızı da hatırlayarak, Alfa Sentori'nln üçlü bir grup oluşturduğunu ve bir gezegen sistemine sahip olma olasılığının düşünülmediğini burada ekleyelim.) Bu uzaklıktan, bizim Jüpiter iriliğinde bir gezegenin bile elimizdeki bugünkü gözlem olanaklarıyla kaydedilemeyeceğini de belirleyelim. Ancak bu konuda yakın gelecekte yeni gelişmeler beklenmektedir: bknz. Gatewood ve başk. 1980; Davies, 1980; Bracewell ve MacPhie, 1979. [NOT: Bu makalenin yazıldığı tarihten bu yana geçen 20 yıl içinde, başka yıldızların çevresinde de gezegen sistemleri bulunduğu kesin olarak saptanmış bulunmaktadır.]


(02)
Sözü edilen uygun koşulların en önemlisi, dört milyar yıl önce yeryüzünde biyolojik yaşamın bulunmamasıdır. Bugün doğada oluşabilecek amino asit --------› protein --------› protoplazma zinciri çevredeki canlılara yem olmaktan kurtulamayacaktır.

 

UZAY KURGU 02ss     UZAY KURGU ANADSAYFA     UZAY KURGU 04ss

 

 
 

Kurgubilim Öyküleri  --  Evren & Uzay  --  Uzay Görüntüleri  --  Başka Dünyalar  --  Uzaylı Resim ve Grafikleri !!  --  Karikatür  --  Midi --  Roswell  --  Alan 51 & 52  --  Dost Siteler  -- Bilimsel Uzay Siteleri

Ücretsiz İnternet Yayınlarımız