[MP3 -- 463 KB]

 

Biliyorum bu sabah güneşle beraber, biliyorum
Bir vapur demirleyecek bu nankör limanda;
Pol'un ebedi matemine rağmen
Virjini olabilir bu vapurda --
Ama sen yoksun, biliyorum sen yoksun:
Baharda geleceğim diyordun hani,
Haydi gel daha ne bekliyorsun?
İşte mevsim bahar ya...

Fırçam neden böyle titrer bilir misin?
Ve neden resimlerimde fon sapsarı?
Anlıyorsun değil mi, yavrum,
Bütün kağıtlara sinmiş, anlıyorsun,
Bu tropikal zehir,
Bu müzmin malarya...

Sensiz nasıl da boş iskele...
Sensiz nasıl da tenha şehir...
Müfreze nöbetçilerinin gözü önünde
Koydan yıldızları çalmışlar bir bir,
Yine de birkaç çımacı, birkaç palikarya --
Ama kim düşünür yıldızları...
Yüzbaşı Arnold'u vurmuş yerliler;
Matem içinde tekmil batarya.

Bu insanlar, bu gök, bu deniz, bu yer
Birer birer kaybolmaya mahkum, birer birer.
Biz ki çoktan bu sapsarı hasret içinde susuz;
Biz ki çoktan kaybolmuşuz...

Nasıl? Ağlıyor musun, MARYA?..
Sil gözlerini, sil yavrum;
Bizim yokluğumuzdan ne çıkar --
Aşkımız var ya..…